HAYATI

Şair ve tarihçi. Doğum tarihi hakkında tam bir bilgi bulunmayan Solakzade’nin İstanbul’da dünyaya geldiği biliniyor. 1658’de İstanbul’da vefat etmiş ve Silivripaşa’ya gömülmüştür. Silivripaşa’ya gömülmüşse de, R. Melül Meriç’in gördüğünü belirttiği bir mezar taşı yoktur. Bir diğer adı da Mehmet Hemdemi Çelebi olan Solakzade’nin yaşamı ile ilgili bilgiler çok az. IV. Murat’ın yakınlarında olduğunu Evliya Çelebi’nin yazdıklarından öğreniyoruz. Bunun dışında yaşamı konusunda ileri sürülenler bir tahminden öteye gitmemektedir. Kendisi de yapıtlarında, ailesi ve yaşamı üzerine bilgi vermemiştir. Adından da anlaşıldığı gibi babasının sarayda görevli bir Solak (saray muhafızı) olduğu, kendisin de küçük yaşta Enderun’a alındığı ve burada yetiştirildiği sanılıyor. IV. Murat’ın vefat etmesinden sonra da saraydaki görevinden ayrılmadığı, yapıtlarını IV. Mehmet’e sunmuş olmasından ve Has Odabaşı Hasan Ağa’yı övmesinden anlaşılıyor. Kaynakların birleştiği nokta ise Solakzade’nin İstanbul’da vefat etmiş olduğudur.

Solakzade, Hemdemi mahlası ile şiirler yazmış, Miskali adı ile de besteler yapmıştır. Divan’ı olduğu söylenirse de, sözü edilen bu divan bulunamamıştır. Elimizde on bir peşrev, bir semai ve iki şarkı olmak üzere toplam on dört beste vardır. Ama asıl önemi adını taşıyan tarihinden gelir. Solakzade Tarihi adıyla bilinen yapıt, başlangıçtan IV. Mehmet dönemine kadar olan olayları konu alır. Tevarih-i Al-i Osman niteliğindeki bu yapıt, yalın bir dil ile yazılmış, 1657’ye kadar olan olayları özlü bir biçimde anlatmıştır. Solakzade, kendisinden önce gelen tarihçilerin adlarını sayarak, onların yapıtlarından yaralanmış olduğunu söylese de, asıl kaynağının Tacü’t Tevarih ve Hasan Beyzade Tarihi anlaşılmaktadır. 1622’den sonra olan olayları aktardığı bilgiler ise Solakzade’nin kendi bilgilerine dayanmaktadır.

ESERLERİ
  • Solakzade Tarihi (ilki eksik olmak üzere iki kere basıldı, 1854, 1880)
  • Fihrist-i Şahan (Osman Gazi’den başlayarak on dokuz padişahın tahta çıkışları, saltanat süreleri ve dönemlerindeki önemli olaylar kaside biçimde anlatılmaktadır.)

KAYNAKÇA: Kunt M., Akşin S., Ödekan A., Toprak Z., Yurdaydın H.G. Türkiye Tarihi 3. Osmanlı Devleti 1600-1908, Sayfa:273 Cem Yayınevi, İstanbul 1988, Hoca Sâdeddin, Tâcü’t-tevârîh, I, 298, 331-332; II, 40; Güftî ve Teşrîfâtü’ş-şuarâsı (haz. Kâşif Yılmaz), Ankara 2001, s. 243-244; Evliya Çelebi, Seyahatnâme, I, 509, 636

Paylaş