HAYATI

Şair. 1948 yılında Susuzköy / Kırcaali / Bulgaristan’da dünyaya geldi. Orta eğitimini tamamladıktan sonra Bulgaristan’ın Burgaz kentinde bulunan sanat okulundan mezun oldu. Daha sonra kütüphanede çalıştı, basın işçiliği yaptı. 1975’te Türkiye’ye göç etti ve Bursa’ya yerleşti.

Şükrü Esen, ilk şiirlerini Burgaz’da öğrencilik yıllarında yazdı. Şair, bu şiirlerinde Recep Küpçü’nün de etkisi ile milliyetçilik duygusunu işledi.

ESERLERİ

Şiir:

  • Sizin Olsun (1988)
  • Baş Eğmezlikti Kaderim (1998).

ESER ÖRNEKLERİ

Deniz

dalga yüklü buldum denizi,
sütmavi köpürmüş,
sütmavi coşkun.

tutkun oldum denize
dalgalarla öpüştüm.
kumsalda kaldı izlerim,
güzellerde gözlerim.
gönlüm dolup taştı tüm,
içimde de deniz var dedim.

yine seni anımsadım
hasretin
içimde bir ateş sevgilim.
sen mi
güneş mi yaktı beni
hiç farkında değilim.
dalgalarla paylaştım özlemimi,
kuruntum,
denize açılan bir gemi…
yine
yeniden bu sahilde arıyorum,
bir seni,bir kendimi…

deniz dalga yüklü,
deniz hasret yüklü…

Hayal Serüveni

Hukukta ulusal
ekonomide küresel kriz
ortam fazla politik
durumda pek nazik
böyle durumlarda
yoksulluktan sıyrılmak gerek
Gülüm
dün gittim
şans oyunlarına yatırım yaptım
/toto loto piyango/
şansımız açılır bakarsın
borç milyar dolarlarda geliyormuş
hazineye dünya bankasından
bu sabah açıkladı ajanslara bakan
dedikleri sıcak para
ekonomistler ve borsacıların
yüzleri gülüyordu ekranlarda
yatırımımızı yaptım ya
şansımız açılır bakarsın
büyük ikramiye çıkarda bize
kavak yelleri estirir başımızda
herkes eğilir karşımızda
canım sanma ki bize
para saygındır insanımızın baş tacıdır
dost düşman gelir dize
kutsal bayramda yaklaşıyor
uçarız Mekke’ye hacı ünvanı alırız
günahlarımızın affı için orda
dev bir deve kurban eder
büyük şeytanı
büyük taşlarla taşlarız.

oradan ver elini paris
monparnas’da
sezan’ın zola’nın uğrak yeri
bir cafe de eğlenir
lovır’ı da ihmal etmeyiz
seine nehri kıyısında
el ele dolaşırız
Fransa modanın merkezidir
paris’li mankenlerin tanıttığı
iç çamaşırlardan bol bol alırım sana
oranın parfümü de meşhurdur
bilirsin
paris’ten geçeriz o meşhur ülkeye
alp dağlarının eteklerinde
konaklarız.
istemem ancak
karşılaşırız orda illa
ülkemizi hortumlayan
pek saygın(!) baylar ve bayanlarla

ikinci seferimiz
uzak doğu mu olur
kara kıta afrika mı
kararlaştırırız canım

vallahi gülüm
böyle deli parayla
bütün dünyayı dolaşırız
açlara inat
bol keseden harcarız
üzerinde emeğimiz
ne kadar alın terimiz var ki? !

para para dedin al sana para
bak harcıyoruz ucundan ne güzel
güzel yerlerde güzel mekanlarda
bu ithamların yine niye bana
yurdun hazinesini hortumlayan
haramilerden uzak tut beni
masumane
bu bir hayal serüveni
yaşattım sana
gülüm anlasana…

KAYNAKÇA: Sabahattin Bayramöz / Türkçenin Sarmaşıkları (2002).

Paylaş