HAYATI

Roman yazarı ve çevirmen. 23 Ekim 1972 günü Aydın’da dünyaya geldi. Ahmet Macaroğlu, Cem Seferoğlu adlarını da kullandı. Öğretmen Ayla Akap Hanım ile öğretmen Hasan Uyurkulak’ın oğlu. İzmir Çamdibi Devrim İlkokulu’nda (1983) ve Bornova Anadolu Lisesi’nde okudu (1990). Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1995) ve Ege Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı (1999). Pero (1993-95) ve Kaplumbağalar ve Kurbağalar (1996-98) adında iki fanzin çıkardı. İstanbul’da çevirmenlik, garsonluk, gazetecilik, yayıncılık gibi işler yaptı. Radikal, Birgün gazetelerinde çalıştı. İstanbul’da yaşıyor. Milliyet Sanat Dergisi’nde yazıyor. Tol romanını Mahir Günşıray sahneye uyarladı, oyun Almanca ve Lehçeye çevrildi, Türkiye, Almanya ve Polonya’da çeşitli tiyatrolarda sahnelendi. Almancada yayımlandı (Zorn, Unionsverlag, 2008).

ESERLERİ

Roman: 

  • Tol (2002)
  • Har (2006, 2016)
  • Tol (2015)
  • Hoca – Baba – Amca – Ben, Delibo, Merhume

Çeviri: 

  • Devlet ve Anarşi (Bakunin’den, 1998).

Araştırma: 

  • 1001 Uluslararası Kokteyl (2000).

Senaryo:

  • Üç Kuruş (TV Dizisi 2021)
  • Alice Müzikali (Sinema Filmi 2019)
  • Babam ve Ailesi (TV Dizisi 2016)
  • Kayıp Şehir (TV Dizisi 2012)

ESER ÖRNEKLERİ

TOR’DAN

Ey Ankara ben seni ne yapayım? Ulan sende bir tek tanıdığım yok, bir tek sevdiğim yok, sende ben yokum, sende Şadi yok, sende Adnan yok, sende şiir yok, sende merhamet yok, sende şeref yok, sende hürriyet yok, sende zaman yok, sende ufuk yok! Ey Ankara, sende zulüm var be, zulüm, zulüm!

Hep yarım kaldım, hiç tam doymadım, tam bağırmadım, tam dokunmadım. Bıçak ruhumda dehşet bir fısıltı gibi ilerledi ve ben tam ortamdan yarıldım. Ruhuma bir hayat yakıştıramadım.

Ulan Allah denen delikanlıyı bile mundar eylediniz! Behey gafiller, bir ulu önderiniz vardı, onu da put ettiniz, soytarı ettiniz de ciğerini yediniz! Alışan puşttur, unutan pezevenktir, konuşan göttür, yaşayan orospudur!

Her yaşın kendine göre bir güzelliği yoktu. Emin olduğun, farkında olduğun hiçbir yaşın güzelliği yoktu. Yaş öyle birşey olacaktı ki, sen bilmeyecektin. Sana yaşını sorduklarında şaşıracaktın, şöyle bir durup hesaplamak zorunda kalacaktın. Yaş günü hediyesi verenlere ajan provokatör gözüyle bakacaktın. “Benim yıllarımı paketlemeyin ulaan, bırakın dağınık kalsın!” diye bağıracaktın.

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009)

Paylaş