HAYATI

Şair. 1934 yılında Yunanistan’da, Filibe’ye bağlı Kuklene köyünde dünyaya geldi. 26 Nisan 1976 günü Varna’da yaşama veda etti. Bazı yapıtlarını Recep Küpçüev imzası ile kaleme aldı. İlk ve ortaokulu köyünde okudu. Kırcaali Öğretmen Okulu’na başladığı lise eğitimini Razgard Türk Öğretmen Okulu’nda tamamladı. Mezun olduktan sonra bir süre öğretmenli yapan Recep Küpçü, Yunanistan’da Türk okulları kapatıldıktan sonra bir süre işsiz kaldı. Yeni Işık gazetesinin Burgaz muhabirliği görevini üstlenen Küpçü, Varna’da genç yaşta ölü bulundu.

Recep Küpçü, şiirlerinde yaşadığı bölgede karşılaştığı haksızlıkları dile getirdi. Bu şiirlerde hüzün dolu bir dil kullandı. “Bir çırpıda yazdığı bir şiirin üzerinde fazla durmadan, kolayca beğeniyor olması; yeni biçim, özgül söylem ve imge arayışı gibi kaygıdan uzak tutarak, daha titiz bir çalışma sürecine engel olduğu için, Recep Küpçü şiirinin sanatsal düzeyine pek katkıda bulunmadığı da söylenebilir” (Sabahattin Bayramöz).

Eserleri çeşitli dergi ve antolojilerde yer aldı. Şiirlerinden bazıları Dostlarım ve Yolcu Yolunda Gerek adları ile Bulgarcaya çevrildi ve yayınlandı.

ESERLERİ

Şiir:

  • Ötesi Var (Sofya, 1962)
  • Ötesi Düş Değil (Sofya, 1967)
  • Dostlarım, Yolcu Yolunda Gerek (Bulgarca, Plodif 1968)
  • Değişik Şiirler (1994)
ESER ÖRNEKLERİ

VE YAPRAĞA CEVABIM

Dediklerimi sır bildin
Söylemedin bir yaprağa
Suskunluğunla güzeldin
Ah verdim seni toprağa

Hep sevilen gider ilkin
Böyle dünyanın düzeni
Tedirgin olma sen lakin
Yaşatacağım ben seni.

BENİMLE VEDALAŞAN YAPRAK

Böyle miydim ben önceden
Bütün umutlarım ölgün
Yağmur çiseler inceden
güz müdür başlıyan bugün?

Güzle gelen bu hüzünden
Ağacım da sarktı dal dal
Gitmek var dünya yüzünden
Gidiyorum ben hoşçakal…

İYİMSERLİK

Beklediğim sabah hala uyuklar
Garip kucağında dumanlı gözün
Saadeti dünya kimlere saklar
Kemirir içimi ezeli hüzün

Şimdi şu belirsiz günlerimde ben
Derinden ah çeker, ümit izlerim
Gözlerim nemlenir çaresizlikten,
Yine yeri öpmez ama dizlerim.

Zaman akıcıdır, tezelden geçer
Zaman sonsuzluğun içinde özgür
Elbette yılmayan murada erer
Yaz yağmuru gibi geçse de ömür

IŞIK

Karanlıklar gaddar
Karanlıklar esrarlı,
Seni saklar
Onu saklar
Saklar hatta dünyayı

Fakat nasıl saklayamazsa
Tebessümü yüzün kırışığı
Karanlıklar da keza
Saklayamaz ışığı

Işık için bu
En büyük zaferdir
Bir iğne ucu kadar ışık
Koskoca karanlıkları
……çözmeye muktedir.

KAYNAKÇA: Hayriye Süleymanoğlu Yenisoy / Bulgaristan Türk Çocuk Edebiyatından Örnekler (2002), Sabahattin Bayramöz / Türkçenin Sarmaşıkları (2002).

Paylaş