HAYATI

Yazar. 21 Ocak 1956 günü İstanbul’da dünyaya geldi. Tam adı Arzugül İrepoğlu. Avukat-İngilizce öğretmeni Türkan Yavuzer ile avukat Halit Ziya Yavuzer’in kızı. Dedesinin babası Şam Tıbbiyesi kurucusu Prof. Dr. Ali Rıza Atasoy, akrabası sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy. İlköğrenimini İstanbul’da tamamladı.
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. İÜ Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı (1979-2005). 2006’dan beri UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Kültürel Miras Komitesi Başkanı ve Yürütücüsü. TRT 2’de haftalık Şehir-Mekân programı (2005-2006) ve haftalık Sanat-Mekân programını (2006-2007) hazırladı ve sundu. TAÇ-Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Mütevelli Heyeti Başkanı, İstanbul
Erkek Liseliler Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, Topkapı Sarayını Sevenler Derneği Üyesi, Mutfak Dostları Derneği Üyesi. İstanbul’da yaşıyor; evli, iki kız çocuğu var.

ESERLERİ

Roman:

  • Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde, İst.: Doğan Kitap, 2004
  • Cariye, İst.: Doğan Kitap, 2007
  • Fiyonklu İstanbul Dürbünü, İst.: Doğan, 2009.

Monografi-Araştırma:

  • Feyhaman Duran, Padişahın Portresi: Tesavir-i Al-i Osman
  • Levni: Nakış-Şiir-Renk, Zeki Faik İzer (2005).

ESER ÖRNEKLERİ

GÖLGEMİ BIRAKTIM LALE BAHÇELERİNDE’DEN

iki cariyeli bulamaç
…onları yan yana görmek, yan yana sevmek, Ahmed Han için tahin ile pekmezi karıştırıp yemek gibiydi, karıştırınca lezzetini bulan bir bulamaç.

〝 zevk pezevengi 〞
Lükse, abartıya meraklıydı, savurganlık kanına işlemişti ve tüm bunları son derece ince beğenisiyle süslüyordu. Öte yandan, sanata ve bilime verdiği destek, devlete yeni teknoloji getirme çabaları da, görmezlikten gelinecek gibi değildi.

Bütün hayalleri resimlerde, bütün kelimeleri şiirlerde zapt etmek isterim, amma onlara hudut çekmek manasında değil. Tam aksine onlara ebedî hürriyeti kazandırmak üzere, onları abıhayat çeşmesinin kıyısına kavuşturmak üzre…〞

Aşk da, acısı da resim yapmak için en güzel bahaneydi. Kavuşmak ise bekleyebilirdi, kim bilir ne vakte kısmet?

paralel evren

Kadınlarında sözü geçiyor, tek amaçları erkeklerini mutlu etmek değil, mutluluğu, rahatlığı, neşeyi kendileri için de kovalıyorlar. Tümüyle farklı bir düzendi işte.

KAYNAKÇA: Işık 06, 1846; M. N. Yardım, “Lale Devri: Felaket mi Saadet mi?”, E, S. 59, Şubat 2004; A. Tohumcu, “Bir Romana Değdi Levni’m!”, kitap-lık, s. 71, Nisan 2004; S. İleri, “Gül İrepoğlu’na Beş Soru”, Dünya Kitap, Nisan 2007; E. Atmaca, “Padişah da aşk için yalvarır”, Radikal Kitap , 27 Nisan 2007.

Paylaş