HAYATI

Eleştirmen. 1935 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. 22 Ocak 2017 günü hayatını kaybetti. Cenazesi 27 Ocak 2017 Cuma günü Şişli Cami’nde kılınan öğle namazından sonra Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. Giresun ve Erzurum liselerinde öğrenimini tamamladıktan (1960) sonra İÜEF Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Kitapçılık, metin yazarlığı ve redaktörlük yaptı.

İlk şiir denemeleri Giresun’da İleri gazetesinde çıktı; Varlık, Yelken dergilerinde şiirlerini yayımlamayı sürdürdü. 1966’da Yeni Dergi’nin açtığı eleştiri yarışmasında birincilik kazandıktan sonra eleştiriye yöneldi. Özellikle 1960 sonrası şiirimize ilişkin yorumları Soyut, Yeni Dergi, Yeni Ortam, Milliyet Sanat gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Başlangıçta öznel eleştiriye ilgi duyarken son yıllarda nesnel eleştiri yöntemlerine bağlı göründü.

ÖDÜLLERİ

  • “Nâzım Hikmet’in Şiiri” ile 1966 Yeni Dergi Eleştiri Yarışması
  • Şiir Kuşatması ile 2006 Memet Fuat Eleştiri Ödülü.

ESERLERİ

Deneme:

  • Şair-Şiir Yazıları, İst.: Oğlak, 1996
  • Şiir Kuşatması, İst.: Say, 2007

ESER ÖRNEKLERİ

ECE AYHAN’A DOĞRU

Ece Ayhan’ın şiirinde imgeler belirli işlerle görevlendirilip belirli yerlere saptanmış değildir. Yerleri her an değiştirilebilir. Yani bir imge, yerinden çıkarılıp şiirin neresine götürülürse götürülsün, yeni yerini ve görevini yadırgamaz.

Gene yukarıdaki dizeye dönelim. Tenekenin ejderha ile bağlantısının, sürüklenirken çıkardığı sese dayandığını söylemiştik. Cesedin teneke ile bağlantısı ise cansızlığından ve paslılığındandır. Şair, tenekenin sesinden kurtulmak için bir ejderha yaratıyor ama ejderhanın da, hem verdiği korkuyu gidermek hem masal yordamına uymak bakımından öldürülmesi gerekmektedir. Bunu, tenekenin yerine ceset imgesini koyarak yapıyor. Daha açık söylersek, önce tenekenin sürüklenirken çıkardığı sesi “tenekenin sürüklenişi” eylemiyle yalıtıp, sonra cansız bir bedenin sessizliğine dönüştürerek ortadan kaldırıyor. Dizenin sonunda, bir cesedin sızlanmasız sürüklenişini duyuyoruz. Bütün anlattıklarımızı şöyle özetleyebiliriz: Şair, cansız bir nesnenin verdiği tedirginliği gidermek için onu önce canlı olarak düşünüp sonra öldürmektedir.

Bakışsız Bir Kedi Kara’da, şiirsel gerilimi dizeler arasında değil de imgeler arasında kurmaya çalışan Ece Ayhan’ın dizesiz bir şiire doğru gittiği söylenebilir. Görüntülerini, sözcükleri bırakıp boyalarla çizseydi, bence, günümüzün anlayışına uygun bir resim çıkardı ortaya. Çünkü şiirlerinin bazı bölümleri çağdaş bir resmin yorumunu andırmaktadır. (….)

KAYNAKÇA: Necatigil, İsimler, 290; Kurdakul, Sözlük, 480; Karaalioğlu, 422.

Paylaş