HAYATI

Şair. 19 Nisan 1947 günü Ankara’da dünyaya geldi. Zerrin Taşpınar Şahin imzasını da kullandı. Türkân Hanım ile harita subayı Abdullah Ruşen Taşpınar’ın kızı. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Bir süre redaktörlük, 1993’ten başlayarak da TRT’de yayınlanan “Akşama Doğru” programında metin yazarlığı yaptı. TYS Ankara temsilcisi ve Edebiyatçılar Derneği yönetim kurulu üyesi. Ankara’da yaşıyor; boşanmış, üç çocuk annesi. İlk şiiri 1965’te çıktı. Şiir ve yazılarını Yarın, Varlık, İnsancıl, Damar, Pencere ve Karşı dergilerinde yayımladı. Kendisini toplumcu gerçekçi olarak nitelendiriyor. Bir şiiri Bülent Özçağatay tarafından bestelendi.

ESERLERİ

Şiir:

  • Bir Ardıç Kuşuyum Ben, İst.: İnsancıl, 1992
  • Anılarda Şimdi, Ank.: Doruk, 1994
  • Tavra, Ank.: Suteni, 1995
  • Asi Bir İmge, Ank.: Kanguru, 2007

Oyun:

  • Ağıttan Umuda, Ank.: Edebiyatçılar Derneği, 1997

Çocuk:

  • Kuş Kanadından Masallar, Ank.: TSV Ankara, 1999
  • Kuş Kanadından Öyküler, Ank.: TSV Ankara, 1999

ESER ÖRNEKLERİ

Turkuaz

Düşlerin mavi sağanağında bir gece
sordu cesur ve yılgın
bakışıyla bir kaçak:
Seni nasıl sevmeli?

İpeksen çıldırır yüzlerce tırtıl kıvrımı
suysan tutulmaz bir uçarı nem
gülüşsen tam ortasından parçalanan bir çelik
seni nasıl sevmeli?

Düşlerin mavi sağanağında bir gece
soluğun soluğu susturduğu Afganistan

Karanlık kayalarda saklı turkuaz
kuytu mağaralarda gizemli bir fısıltı
ateşi üfleyen dudak kadar kırılgan
her damla terin pusata dönüştüğü
dünyanın gözyaşı ve isyan.

Toprağa gömülmüş kesik kollu bir heykel
renk, ses ve tatlarla yıkılan idol
akılla duygu ve çatışma ve cansıkıntısı
en ince ayrıntılarla yeniden yaratılan
çağdaş bin tanrı… bin tanrı daha.
Seni nasıl sevmeli..?

İnsanın insanı doğurduğu bir öğle vakti
– kil ya da kaburga kemiğinden değil –
mermer serinliğinden
bir ırmak akışından
kuşların ötüşünden
ışık selinden
insanın insanı doğurduğu…

Sordu cesur ve yılgın
bakışıyla bir kaçak:
Turkuaz nerden ulaşır çarşılara bilmeden
sorgulamadan geçitsizliği
seni nasıl sevmeli?

Düşlerin mavi sağanağında bir gece
anladım ne zaman düşürdüğümü
göğsünde ürküntüsüz tek denizi taşıyan
o güvercini.

Dağları da yitirdim
vitrinlerle kuşatılmış bir şehrin
salgınına kaptırıp kendimi.

Kimbilir kaç kadından birikmiş turkuaz
güneşin tutsak yanı
seni nasıl sevmeli..?

KAYNAKÇA: Şükrü Erbaş / Ölüme Karşı Yaşamın Utkusu: Tavra (Yeni Politika, 30.4.1995), Kemal Özer / Temmuz Yangını ve İki Kitap (Evrensel Kültür, sayı: 61, Ocak 1997).

Paylaş