HAYATI

Şair ve öykü yazarı. 1 Ocak 1951 günü Konya’ya bağlı Tatköy’de dünyaya geldi. Havva Hanım ile çiftçi Ali Oğuz’un oğlu. 1967’de Konya Erkek Sanat Enstitüsü’nü bitirdi. 1991’den beri Tarım İl Müdürlüğü’nde memur. Çalı dergisini çıkarıyor. Çeşitli illerde fotoğraf sergileri ve dia gösterileri düzenledi. TYS, Edebiyatçılar Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Konya Fotoğraf Amatörleri Derneği üyesi. Konya’da yaşıyor; evli, dört çocuk babası. Ürünlerini 1969’dan itibaren Yeni Konya gazetesinde, Yaba, Gerçek Sanat, Varlık, İnsancıl ve AykırıSanat dergilerinde yayımladı. “Toplumcu köy edebiyatı”nı benimsediğini açıkladı.

ESERLERİ

Şiir:

  • Kavgadayız Her Saat, Konya: Kaplan Mtb., 1970
  • Gezgin Yürek, Konya: Çalı, 1999

Öykü:

  • Bebek, Konya: Arı Mtb., 1981
  • Hayrat, Konya: Arı Mtb., 1992
  • Âdemin Kaburga Kemiği, Konya: Alagöz Mtb., 1994
  • Yüreğimi Getirdim Armağan, Ank.: Toplum, 1995
  • Ürkek Bir Keklik, Ank.: Yaba, 1996
  • Dolavlı Yılmaz Güney, İst.: kendi yayını, 2002
  • Seçme Öyküler, İst.: ?, 2004

Halkbilim:

  • Konya Dağ Köyleri, Konya: kendi yayını 1997
  • Bir Bozkır Türküsü: Beldeleri ve Yaylalarıyla Konya, İst.: Konya Büyükşehir Belediyesi, 2003.

ESER ÖRNEKLERİ

SİBEL

Sibel,
Güzellikler tanrıçası,
Sonsuzluğunda bozkırın,
Karadağ’ın kayalıklarında,
En olmaz zamanda düşüyorsun aklıma.
En olmaz yerde gülüşün karanfil yağmuru.
Çoğalıyorsun yüreğimi yakıyorsun,
Sevincin sevincimmee dönüşüyor.
Ve hüzünlerin
Tomurcuk bir gül yakamda.

Gönüllü bir orospu Karadağ.
Nice canlar ağırlamış,
Köylüleri,
Rahipleri rahibeleri.
Onların izinde bir gezgin yürek,
Örenlerdeyim Derbe’de Üçkuyu’da.
Yaban atlarını,
Döne’yi ortak ediyorum yalnızlığıma.
Döne, Derbe’nin
Görkemli Karadağ’ın,
İki bin yıllık gelini
Ve ağır işçisi kocasının.
Barındığı örenlerin,
Geçmişi geleceğe taşıdığından habersiz,
Peşinde dolanan küçücük dölleriyle,
Gün savar ıssız kalıntılarda.
Solgun yüzlü gülkız Dilek
Tavşan kanı çaylar sunar,
Hoyrat bir kocanın kahrını çekmeye cezalı.
Eli böğründedir hep, boynu bükük
Ne gelin odası paylaşır yalnızlığını
Ne başı pare bulut dağlar.
Her damla yaş daha büyütür
Canevindeki ateşi.

Bütün belaları koyuyorum azık torbama
Ve yüreğimi kahrolası gezgin yüreğimi
Senin sevinçlerini hüzünlerini de
Yürüyorum sen geliyorsun aklıma
En olmaz zamanda geliyorsun
En olmaz yerde gülüşün karanfil yağmuru

KAYNAKÇA: Işık, 451.

Paylaş