HAYATI

2 Mart 1927 tarihinde Erzurum’da doğdu. 1953-1961 yılları arasında yayımlanan öykülerinde Halil Turgut Acar imzasını da kullandı. Saliha Hanım ile sayman Halil Hulki Acar’ın oğludur.  İlkokulu doğduğu şehir olan Erzurum, Palandöken İlkokulu’nda  tamamladı. Erzurum Lisesi’nde başladığı ortaöğrenimini İzmir Lisesi’nde bitirdi. 1948-49 arasında Bayındır Sarıyurt Köyü’nde öğretmenlik, bu görevinden istifa ettikten sonra, İzmir Karayolları Genel Müdürlüğü’nde memurluk ve ardından yine İzmir’de yabancı bir şirkette yöneticilik yaptı.

İlk öyküsü olan “Odacılar” 1954 yılında Varlık dergisinin 400. sayısında yer aldı. Sonraki dönemlerde öykülerini Varlık Yıllığı, Yeni Konya gazetesi, Türk Dili, Evrensel Kültür, Papirüs, Sanat Çevresi, Adam Öykü ve Cumhuriyet Dergi gibi çeşitli dergi ve gazetelerde yayımladı. Turgut Acar, kendisini toplumcu gerçekçi olarak değerlendirmektedir. Turgut Acar eserlerinde, son derece akıcı ve sade bir dil kullanır ve öykülerini, halkın gündelik dili ile kaleme almaktadır.

Sanatçılar ve Sanatseverler Vakfı  ile Türkiye Yazarlar Sendikası kurucu üyelerindendir.

Muzaffer Uyguner, Turgut Acar hakkında: Acar yalın bir Türkçe ile yazıyor. Halkın kullandığı bazı özel sözcükleri de kullanıyor. Onları bir bir anmamıza gerek yok. Bu sözcükler yadırganmıyor. Yerli yerinde
kullanıldıkları için de güzel duruyorlar kullanıldıkları yerde. Kendisi de, ‘öykülerimde halk dilini yeğlerim. Bunu yaparken sözcüklerin en sevimli olanlarını seçer, birbiriyle sevişen sözcüklerin yan yana gelmesini sağlarım.’ diyor” değerlendirmesini yapmıştır.

Anıl Meriçelli ise Turgut Acar hakkında: ““Turgut Acar öykülerini kısa kısa tümcelerle yazıyor, ki zaman bir, iki, üç sözcüklük tümceler kuruyor. Çok rahat okunuyor öyküleri. Okuyanı yormuyor, içerik açısından
çok değişik, çok varsıl” diyor.

Turgut Acar, “Gezi Aydınlığı” şiirinden bir örnek:

“Yurdun dört bir yanından kuşlar geliyor kuşlar!
Turnalar…
Dizilmiş katar katar.
Artık üçler yediler kırklardan ırak,
Biz.
Uçuk kaçıklardan değiliz.
Derler ki…
En büyük fırtına beyindedir beyinde…
Önce imbat olur, lodos olur, poyraz olur,
Derken kasırga…
Ama yine de,
Kuşlar dedik, çeşit çeşit, hele turnalar,
Dizilir katar katar…
O gün hava güzeldi…
Önce Turnalar geldi…
Yürüdüler geziye,
“Ağaç kestirmem” diye”

ESERLERİ
ÖYKÜ: Kar Üstünde Kızıl Laleler (1992), Kimse Bilmez Bu Anıyı (1992), Yalnızlığın Çan Sesleri (1993), Gül Beyaz (1995), Zaman Sızıyor Aynaya (1996), Şaz (2002), Bir Yaz Günü Deliliği (2005) Mor Kapı, Günaydın Mutluluk,  Eylül Bulutları,  Penguen Oteli,

 

Paylaş