1. 1934 İstanbul doğumlu yazar, çevirmen.

HAYATI

3 Mart 1934 günü İstanbul’da dünyaya geldi. 9 Ocak 2018’de İstanbul’da yaşama veda etti. Tam adı Hasan Tektaş Ağaoğlu. Bazı yapıtlarını Baki Uğur ve Halim Togan imzaları ile kaleme aldı. Samet Ağaoğlu ile 1961-69 yılları arasında Manisa vekili olarak TBMM’de bulunan Neriman(Babaoğlu) Ağaoğlu’nun oğlu, seramik sanatçısı Kadriye Ezel Ağaoğlu’nun ise eşidir. Ahmet Ağaoğlu büyükbabası, Süreyya Ağaoğlu ve Tezer Taşkıran halaları, şair Mustafa Kemal Ağaoğlu (Mim Kaf Agayef) kardeşidir.

Ankara Mimar Kemal İlkokulu, Ankara Birinci Ortaokulu ve Atatürk Lisesi’ni bitirdi. 1956’da Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1960-64 yılları arasında BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde çalıştı.  Kardeşi Mustafa Kemal Ağaoğlu ile birlikte Ağaoğlu Yayınevi’ni kurdu. 1976 yılında Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine seçildi. 12 Eylül askeri darbesinden sonra yurt dışına çıkmak zorunda kalan Tektaş Aağaoğlu, 1989’da kadar İsviçre’de yaşamını sürdürdü.

Tektaş Ağaoğlu’nun ilk öyküsü 1952’de Varlık dergisinde yayımlandı. Daha sonra yapıtları Pazar Postası, Yeditepe, Yeni Ortam, Meydan, Ant, Yeni Adımlar, Yeni Düşün, Kitle, İlke, Görüş ve Söz gibi dergi ve gazetelerde yer aldı. Edebiyat kadar resim ve heykel sanatıyla da ilgilenen Ağaoğlu’nun çalışmaları yurt içi ve yurt dışında sergilendi. “Politika ve Felsefe” çevirisi nedeni ile baş ay tutuklu kaldı. 1975’de Gerçek gazetesinin sorumlu yazı işleri müdürüyken bir yıla hüküm giydi.

Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği üyesi olan Tektaş Ağaoğlu, Charles Dickens’in ilk romanı olan Mister Pickwick’in Serüvenleri’ni Türk diline kazandırdı. Tektaş ayrıca Dostoyevski, Şolohof, Remarque gibi yazarların bazı eserlerini de Türkçeye çevirmişti.

“Dostoyevski, Şolohov, Erich Maria Remarque, Charles Dickens onun Türkçeye kazandırdığı başyapıtlardır. Tamam, bu biliniyor. Buraya sığmayacak sayıda irili ufaklı çeviriler de cabası. Tamam, bunlar da biliniyor. 
Pek de bilinmeyene ben tanıklık edeceğim. Çeviri ve Türkçenin incelikleri onun için sahici bir tutkuydu. Tek bir sözcük üstüne mide krampları ile kıvrandığının dolaysız tanığıyım. 
Bir örnek: Şolohov’un Durgun Akardı Don “nehir romanı”nı çevirirken “sigara” mı, “cigara” mı demeli üstüne günlerce kıvrandı. Sonunda “Anadolu köylüsü cigara dediğine göre Don kıyılarının Kazak köylüleri niye sigara desinler ki” diye sordu ve cigara da karar kıldı.” (Aydın Engin, Cumhuriyet  Gazetesi)

ESERLERİ

ÖYKÜ:

  • Ölümden Hayata (1956’da).

DERLEME:

  • Politika ve Felsefe (1973’de).

DENEME:

  • Karanlıkta Oturma Özgürlüğü (1978’de).

KAYNAKÇA: : Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), TBE Ansiklopedisi (2001), http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/901941/Tektas_Agaoglu__Yoldasim_ve_arkadasim_ve_komsum_ve_.html

Paylaş