HAYATI

Şair ve düşünce adamı. Kütahya’da doğduğu bilinen Sunullah Gaybi’nin doğum tarihi hakkında tam olarak bilinmemektedir. 1665’te Kütahya’da yaşama veda etti. Kalburcu şeyhi Ahmet Beşir Efendi’nin soyundadır.

Öğrenimine Kütahya’da başlayan Sunullah Gaybi, eğitimini İstanbul’da tamamladı. 1655’te Oğlanlar Şeyhi İbrahim’e bağlandı, onun halifesi oldu ve ölümüne kadar yanında kaldı. Mezarı Kütahya’da olduğuna göre, şeyhinin ölümünden sonra Kütahya’ya dönmüş olduğu anlaşılıyor.

Mehmet Fuat Köprülü’nün değerlendirmesi ile “Sunullah Gaybi, aruz vezniyle manzumeler ve bilhassa Yunus tarzında çok zarif ve samimi ilahiler yazmıştır”. Bu manzumelerden:

“Gönül gitti elimden

Ele giresi değil

Hallk ile bir oldu

Artık ölesi değil

 

Ol bir ile bir olan

Cümle aleme dolan

Böyle sultanlık bulan

Kulluk kılası değil”

Gaybi’nin şiirleri dışındaki yapıtları şeyhinin düşüncelerini, konuşmalarını ve menkıbelerini konu alır. Sohbetnâme-i Gaybi ve Biatname bu tür yapıtlarındandır. Ayrıca Keşfü’l Gıta adlı bir devriyyesi, tarikat hallerinden söz eder. Ru’hül-Hakikat, Tarık’ül-Hakikat fi Teveccühü’l-Mutlak adlı risaleleri de bulunmaktadır. Bursalı Mehmet Tahir, Sunullah Gaybi’nin düzenlenmiş bir Divan’ı olduğunu söylemektedir.

ESERLERİ
  • Gaybî Divanı
  • Biatnâme
  • Sohbetnâme
  • Tarik-ül Hak Fi teveccüh-ül mutlak
  • Ruh-ul hakîka
  • Akaitnâme
  • Maksûd-i Ayniye Tercemesi
ESER ÖRNEKLERİ

I

Taç marifet tacıdır
Sanma gayrı taç ola
Taklit ile tok olan
Hakikatler aç ola

Duşa düşüp aldanma
Duşta aldanıp kalma
Haktan gayrı ne vardır
Tabire muhtaç ola

Sana Alem görünen
Hakikatte Allah’tır
Allah birdir vallahi
Sanma ki birkaç ola

Bir ağaçtır bu Alem
Meyvası olmuş Adem
Meyvadır maksut olan
Sanma ki ağaç ola

Hak denilen özündür
Özündeki sözündür
Gaybi özün bilene
Rububiyet taç ola

II

Haktan bize haber geldi erenler
Gönülde iste bul hakkı dediler
Hakkın cemalini ıyan görenler
Gönülde iste bul hakkı dediler

Gönül imiş çün hakkın durağı
Anda yanar imiş zatın çerağı
Ede aşkını hem hakkın yarağı
Gönülde iste bul hakkı dediler

Maksud olan bu alemde insandır
İnsan dedikleri gönülde candır
Cam değildir hakikat-i canandır
Gönülde iste bul hakkı dediler

Bir noktadır yerden göğe bu alem
Sıfattır ol zatıdır can-ı alem
Nafahtü’den geldi bize gelen dem
Gönülde iste bu hakkı dediler

Gönül ili hakkın gizli ilidir
Andan haber bilen gerçek velidir
Gaybi hakkın yolu gönül yoludur
Gönülde iste bu hakkı dediler.

III

Aşktan lezzet alanlar bakmaz dünya varına
Hakk’ı buna bulanlar kulak salmaz yarına

Aşksız kişi ne bulur bulduğun yavı kılur
Baki dirlikte kalır eren bugün yarına

Aşksız kişi hayvandır insan değil şeytandır
Gerçek şu kim insandır eren can esrarına

Aşk ehli kabre girmez Münker Nekir’i görmez
Aşkı olmayan ermez Allah’ın didarına

Aşk canların canıdır dertlerin dermanıdır
Alemin sultanıdır çıkar aşkın darına

Tenin eyle mutahhar kalbin eyle münevver
Yanacağın mukarrer yanmazsan aşk narına

Gaybi yok et özünü anlayasın sözünü
Sen sana tut yüzünü bakma cihan karına

IV

Zahid bil bu alemi nedir insan içinde
Alem adem yoğiken doğdu bir an içinde

Bildin ise bu demi ol sultan-ı alemi
Hak bilegör ademi kalma güman içinde

Mülküdür onun cihan aşıkar olmuş nihan
Hanesidir bir sultan sırdır ıyan içinde

Evliyam kudreti yerden göğe direktir
Alıp veren bir demdir kevn ü mekan içinde

Gam değildir aşıka dost yolunda ser vermek
Can u baş bir oyundur dosta meydan içinde

Gaybi senin kudretin dopdoludur cihan
Kim bildi bu sırrı hem sakladı can içinde

V

Arif özün bilmeğe ademe gel ademe
Hakk’ı ıyan görmeğe ademe gel ademe

Hakk’a giden doğru yol senden gider sana ol
Şayet seni sende bul ademe gel ademe

Her ne varsa alemde örneği var alemde
Bu sen seni bu demde ademe gel ademe

Ko bu zühd ü taati terkedegör adeti
Geç bu cümle halatı ademe gel ademe

Ademdir sırr-ı Kur’an ademdir arş-ı Rahman
Ademdir zat-ı Sübhan ademe gel ademe

Adem oldu ahiret anda bulundu cennet
Anda göründü hayret ademe gel ademe

Ol bi-nişana nişan Gaybi ademdir heman
Ademdir ayn-ı iman ademe gel ademe

 

KAYNAKÇA: Yeşil, M. Kütahya İli’nin Kısa Tarihi. (1937). İstanbul Ziya Kalyon, M.M. Kütahya’da Selçuklu-Germiyan ve Osmanlı Eserleri. Kütahya Belediyesi Kültür, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Kütahya Şehri, İstanbul Devlet Matbaası, 1932, s, 235

 

 

Paylaş