HAYATI

Gazeteci ve yazar. 29 Mayıs 1938 günü Kayseri’de dünyaya geldi. 28 Ağustos 2019’da İstanbul’da yaşama veda etti. Asıl adı Yüksel Şenler. Gazete yazılarında Şûle ve Ayşe Tahsin imzalarını kullandı. Ümran Mihriban Hanım ile kimya teknisyeni Tahsin Şenler’in kızı. Ortaokulu ikinci sınıfta terk etti. 1962’de AP Gençlik Kolları Edebiyat ve Kültür başkanlığı, 1978’de İdealist Hanımlar Derneği başkanlığı yaparak yurt çapında seri konferanslar verdi. 1969’da Seher Vakti dergisini çıkardı. Bâbıâlide Sabah (1966), Yeni İstiklâl gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı. Bugün, Millî Gazete ve Zaman gazetelerinde köşe yazıları yazdı. 1968-71’de yazı ve konferanslarıyla ilgili olarak hakkında açılan davalardan beraat etti; 1971’de Cumhurbaşkanı’na hakaretten 13 ay hapse mahkûm oldu ve bir süre hapis yattı. İstanbul’da yaşıyor; dul.

İlk yazısı 1961’de haftalık Kadın gazetesinde çıktı. Yazılarını Mektup ve Vahdet dergilerinde sürdürdü. Satış rekorları kıran romanı Huzur Sokağı’nın ilk cildi 1970’te “Birleşen Yollar” adıyla Yücel Çakmaklı tarafından filme alındı.

ESERLERİ

Roman:

  • Huzur Sokağı, 2 c., İst.: Nur, 1970-73

Diğer:

  • Hidayet, İst.: 1969
  • Sağ El, İst.: Nur, 1970
  • Yılanla Tilki, İst.: Nur, 1970
  • Bir Bilinçli Öğretmene, İst.: Nur, 1970
  • Bize Ne Oldu?, İst.: 1970
  • Duyuşlar, İst.: Nur, 1975
  • İslam’da ve Günümüzde Kadın, İst.: Nur, 1975
  • Her Şey İslam İçin, İst.: Bedir, 1978
  • Gençliğin Izdırabı, İst.: 1970
  • Uygarlığın Gözyaşları, İst.: Timaş, 1990
  • Kız ve Çiçek, İst.: Timaş, 1990

ESER ÖRNEKLERİ

HUZUR SOKAĞI’NDAN

Ey zevk ve lezzete müptelâ insan! Hakikî zevk, elemsiz lezzet, kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız îmandandır. Ve îman, hakikatlerin dairesinde bulunur. Yoksa dünyevî bir lezzette çok elem var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurdurur gibi hayatın lezzetini kaçırır…

Elde Kur’an gibi bir mucize-i bâki varken, Başka burhan aramak aklıma zaid görünür. Elde Kur’an gibi bir burhan-ı hakikat varken, Münkirleri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?

Bahtiyardır o adam ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için saliha zevcesini taklid eder, o da salih olur. … Bedbahttır o adam ki sefahate girmiş zevcesine ittiba eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki zevcinin fıskına bakar, onu başka surette taklid eder.

KAYNAKÇA: “Şenler, Şûle Yüksel”, TDEA, VIII, 135; Işık, 559; Hazar, 40; D. Tezcan, Bir Çığır Öyküsü Şule Yüksel Şenler, İst., 2007.

Paylaş