HAYATI

Şair. 1785’te İstanbul’da doğdu. 1859’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Kazasker İbrahim İsmet’in oğludur. On yaşında öğrenimine başlayan Şeyhülislam Arif Hikmet, sonraki yıllarda sırası ile Kudüs, Mısır ve Medine Mevlevilikleri ile Anadolu ve Rumeli kazaskerliği görevinde bulundu. 1840’ta Rumeli müfettişliğine, 1845’te de şeyhülislamlık görevine getirildi. 1854’te şeyhülislamlık görevinden ayrıldıktan sonra Medine’de bir kitaplık yaptırarak beş bini aşkın kitaptan oluşan kütüphanesini bu kitaplığa armağan etti. Şeyhülislam Arif Hikmet’in mezarı Üsküdar’dadır.

Nakşibendi tarikatına bağlı olan Şeyhülislam Arif Hikmet, yaşadığı dönemde bilgin ve şair olarak büyük ün kazanmıştı. Ancak kendisinden sonra gelenlerce çalışmalarının çoğu müsvedde olarak kaldığı için şiirleri ile değerlendirilmiştir. Muallim Naci, şair için “Türkçe eş’arı (şiirleri) derece-i vustada (orta derecede) bulunan şuara arasında kendisine bir mevki tayin etmiştir” değerlendirmesinde bulunmuştur. Köprülü ise, “mürettep ve matbu divanından ziyade ilmi şahsiyetleri ile şöhret kazandığını” belirttikten sonra, “İzzet Molla ile mukayese edilebilecek bir şair değildir” der. Divan edebiyatının çöküş döneminde yaşayan Arif Hikmet’in, tazmin yolu ile yazdığı,

“Ruberu ayine veş safvet ile cilve idüp

Kandedir bezm-i visal icre görüştüklerimiz

Ey gül-i bağ-ı beha bülbül-i sivende gibi

Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimizi”

Dörtlüğü vezne ve dile egemen bir şair olduğunu göstermektedir.

ESERLERİ
  • Divan (Tırnakçızade Ziver Bey’in önsözü ile Arapça, Farsça ve Türkçe şiirleri üç ayrı bölümde toplanarak 1866’da yayınlandı.)
  • Tezkire-i Şuara (Tamamlanmamış bir tezkire)
  • Keşfüzzünun Zeyli ve Esami-i Müellifin
ESER ÖRNEKLERİ

DİVAN’DAN

GAZEL

Ateş almış reng-i gül ruhsar-ı al olmuş sana
Onda anberler yanıp püskürme hal olmuş sana

Kıl nesim-i naz ile arz-ı temayül da’ima
Kaametin ey gülşen-i işve nihal olmuş sana

Gerdenin ey alem-i hüsn olsa da subh-ı münir
Hal kevkeb zülf şeb ebru hilal olmuş sana

Şah-ı hüsne kılmağa arz-ı tazallüm mü-be-mü
Safha-i ruhsar-ı pür hat arz-ı hal olmuş sana

Kakülün başdan çıkıp eyler hemişe piç ü tab
İşbu fitne ba’is sad kil ü kaal olmuş sana

Nim-habi vü siyeh-mesti olup hem-bezm-i naz
Sonra çeşminde nigah-ı bi-mecal olmuş sana

Seyr-i reftarınla rahında dil-i üftade ah
Sayeveş ey nahl-i nahvet paymal olmuş sana

Kalbini ser-mest-i hasret etmeğe Hikmet müdam
Şevk-i la’li bade-i cam-ı hayal olmuş sana

KAYNAKÇA: İslam Ansiklopedisi, c:1, s:564, Son Asır Türk Şairleri, s:636

Paylaş