HAYATI

On beşinci yüzyıl şairlerinden. Doğum ve ölüm tarihleri ile ölüm yeri konusunda kesin bir bilgi yoktur. Sadece Sicil-i Osmani’de 1475’te öldüğü kayıtlıdır. Kemal-i Zerd adı ile de tanındı. Latifi’nin söyleyişi ile “Viyalet-i Saruhan’da Bergama nam kasabasındandır”. Saçının ve sakalının rengi yüzünden Sarıca ya da Kemal-i Zerd (Sarı) adları ile ünlenmiştir. Fatih Sultan Mehmet dönemi sadrazamlarından Mahmut Paşa’ya bağlanarak muallimi ve müşabihi olmuştur. Mahmut Paşa’nın Edirne yakınlarında bulunan Hasköy’de yaptırdığı medresenin müderrisliğine getirilmiş, 1474’te koruyucusunun öldürülmesinden sonra görevinden ayrılarak ziraatla uğraşmıştır.

Sarıca Kemal’in, Fazlullah’ın Tarih-i Mu’cem adlı yapıtını Mahmut Paşa adına Türkçeye çevirdiği ve Belagatname adını verdiği kayıtlarda belirtilirse de bugün elimizde Tercüme-i Kitabü’l Mu’cem adlı yapıtın II. Beyazıt adına yazıldığı görülmektedir. Sonradan eklenen bu kaydın, tezkire yazarlarının üslupla ilgili sözleri göz önüne alınırsa, yanlış olduğu düşünülebilir. Ayrıca Sarıca Kemal’in olduğu söylenen Selatinname adlı manzum Tevarih-i Al-i Osman’ın başka bir kemal tarafından yazıldığı ve bu iki şairin karıştırıldığı da öne sürülmektedir. Selatinname 1490’da tamamlanmıştır. Ayrıca Sarıca Kemal’in bu tarihte hayatta olup olmadığı bilmediği gibi, Kemal adlı şair Ferasatname, Süzname adlı yapıtları da olduğu belirtildiği halde Belagatname’den söz edilmemiştir.

Sarıca Kemal’in bir manzum mektupla 125 gazelden oluşan Divan’ı elimizdedir. Şiirlerinde, kendine özgü, yalın bir söyleyişin yanı sıra, geçerli mazmunlarla yeni imgeler kurulduğu görülür. Duyarlığı, lirizmi yaşanan hayata bağlı olduğu gibi coşkusu da yaşadığı dünya ile ilgilidir.

ESERLERİ
  • Divan
  • Belâgat-nâme
  • Tarih-i Mu’cem (çeviri)
ESER ÖRNEKLERİ

Tıfi iken sunmuş idin ağzıma ey yar benim

Dahi yadımdadır ol lezzet-i güftar benim

*

Mey rahat-ı dil bad-ı saba ruh-fezadır

Yarab bu harabat ne hoş ab-ı hevadır

*

Düşeli aşkına bu tatlu candan usandım

Aziz-i ömrüme doydum cihandan usandım

*

Bunarsın ağzıma ağzuna her ne kim gelse

Şekker lebuni sun acı zebandan usandım

*

Peykanına ko çekme Kemal’in ciğerinden

Ki o merhem anın kanlu yüreğine devadır.

KAYNAKÇA: Köksal, M. Fatih (2004). “Kemâl”. Türk Dünyası Ortak Edebiyatı, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi. C. 5. Ankara: AKM Yay. 439, Kutluk, İbrahim (hzl.) (1989). Kınalı-zâde Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-Şu’arâ. C. II. Ankara: TTK Yay.

Paylaş