HAYATI

Tezkire yazarı ve şair. İstanbul’da dünyaya geldiği bilinen Safayi’nin doğum tarihi hakkında herhangi bir bilgi yok. 1725’te İstanbul’da vefat etmiş ve İstanbul’da gömülmüştür. Asıl adı Mustafa’dır. Medrese eğitimini tamamladıktan sonra Divan-ı Hümayün kalemine girdi. Defter eminliği, mektupçuluk gibi görevlerde bulundu. Damat İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı sırasında Şıkk-ı Sani defterdarlığına getirildi. Bu görevde iken hayatını kaybetti.

Mevlevi olan ve dönemin mecmualarında şiirlerine rastlanan Safayi, asıl ününü, Nuhbetü’l-Asar min Fevaidü’l-Eş’ar adını verdiği tezkiresi ile yaptı.

ESERLERİ
  • Nuhbetü’l-Asar min Fevaidü’l-Eş’ar

Safayi’nin şiirlerine ise mecmularda rastlanır.

ESER ÖRNEKLERİ
SAFAYİ TEZKİRESİ’NDEN

KA’Mİ

Namı Hasan’dır. Bosna saraydan zuhur etmiştir. Eva’il-i halinde vatan-ı me’lüfden hicret ve seyahata azimet etmekle kasaba-i Sofya’ya gelip meşayih-i halvetiyeden Müslihiddin Efendi nam azizden inabet edip nazar-ı feyz-i eser-i pir ile tahsil-i maarif ve tekmil-i avarif ile me’zun hilafet olmagla Sofya’da Silahdar Paşa zaviyesine şeyh olup ba’dehü İzvornik kasabasına gelip ikamet üzre iken bin toksan bir hududunda fevt olmuşdur. Merküm Ka’imi keramet-i bahire ve makamat-ı kaşife ile meşhur ilm-i cifrde maharet ile ma’mur sahib-i zecbe olmagla rumuzat-ı cifriyye ile memlü muretteb Divan’ı vardır. Bosneviler mabeyninde Kaimi Divan’ı hayli makbuldür. Ol divanın makale-i evvelinden bir mikdar tahrir olundu.

Nazm:

Bi hamdillah bu demlerde bize tevfik edip Bari
Sataşdın hâceye hakka edelim kutlu bazarı

Ulumiyle kalemiyle şu denlu hak eda vermiş
İmam ü va’izin şeyhin erişmez fehm ü efkarı

Kime ol dost nazar kıldı mahabbet dervişan oldu
Nişandan bi-nişan oldu kamu alemlerin varı

Eyilerdir geçen posta beşaret erişe dosta
Sana’at göstere usta temaşa-nakş-ı ekbarı

Ola yardımcısı Yezdan eder himmet kamu merdan
Açıla her taraf meydan firarlar tutup eşrarı

Açılmış buna kenzullah nazar etmiş Habibullah
Şeca’atlü ola bu şah komaz yanında ağyarı

Şibenik kal’ası derler kırk nehr-i kayadırlar
Güzel bağlarda çayırlar limanı boldur anbarı

Anın fethi görülmüşdür hem üç yerden sürülmüşdür
Köyü kendi alınmışdır yıkalar topla divarı

Buna sabr eylemek lazım bunun fethi pek asandır
Şimalin fethi yaklaşdı görelim aşub dağları

Alaman dağları yoldur aşağı iki yoldur
Venedikten öte yoldur kuşatmak hoşdur enharı

O semtden incedir derya fetih asancası salya
Çü topsuz alınır Talya Venedik Korant-harı

Budur fethin işareti bi-izn-i hak ibaratı
Alıp hoş bu imaratı uyandır deyu bu zarı

Hududu var kaçan geldi vilayetler açan geldi
Gül ü reyhan saçan geldi bu meydanın kafadarı

Şu denlü düzile dünya eger dağlar eger derya
Barışa cümleten eşya koyun kurd ile uyarı

KAYNAKÇA: İpekten, Haluk (1986). Türk Edebiyatının Kaynaklarından Türkçe Şu’arâ Tezkireleri. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yay.

 

 

Paylaş