HAYATI

Şair. 9 Eylül 1956 günü İstanbul’da dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da gördü. İTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu (1978). Yüksek lisansını yaptığı Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora çalışmasını sürdürürken üniversiteden uzaklaştırıldı. Milliyet gazetesinde adliye muhabirliği (1981), İngilizce öğretmenliği, tıbbi çevirmenlik yaptı. Şiir ve düzyazıları 1993’den sonra Aykırı, İnsancıl, İblis, Gerçek Sanat, Evrensel Kültür dergilerinde yayımlandı. 

ESERLERİ

Şiir:  

  • İda Dağı Çöz Beni, İst.: Berfin, 1994 
  • Leyla’dan Beri, İst.: Gerçek Sanat, 1998.  

Öykü:  

  • Fiyortlar, İst.: Daima, 2005. 

Deneme:  

  • Derinliğin Serinliği, İst.: Ulusal, 1996 
  • Simurg Tufanı, İst.: Ayışığı, 2005. 

ESER ÖRNEKLERİ

Issız Ada Ve Savaş Zırhlısı

I

ıssız bir adayım
yalnızlığınla çoğul
alışkın fırtınalara

balıkçılar iner,
sam yelleri selam getirir
sahil köylerinden
çimlerimde uyuturum
kaçak aşıkları

her dilden türküler öğrettim yapraklarıma
hem Zeybek, De Lori
hem El Condor Passa

şenlikler yaparız
yansısı iner danslarımızın suya
şiir gönderir ay ışıklarıyla
zılgıt çeker dalgalar
yankısı vurur kıyılara

göğe bakarım
sevdiklerimi özlediğimde
her birinin bir yıldızı vardır
uzak galaksilerde tutsak
savaşçı cocukların
ve durur ellerinin izi
hala dağlarda

ölüm haberleriyle kırsa da
şubat dallarımı
mutlu bir adatım ben
yalnızlığıyla barışık
çoğul yağmurlarıyla

II

bir gün bir savaş zırhlısı
geçti yanından ıssız adanın
söylencelerden tanırlardı
birbirlerini
bir selamlama atışı
soluk kadar kısa
bir bakışma

tüm şiirlerim ayaklandı
gitmek istediler seninle
senin gözlerinde uzaklar tutuştu
bu kadar acı bir kavuşma
olmamıştır diye

gün oldu sırtlayıp sevdiğin şarkıları
kaçtım adamdan
yollara vurdum kendimi

sen haramilerin sarayında
kırkıncı odalarda kitliyken
ben bu haydut kentin
en vefalı sokağı oldum

sonsuz kapılarım vardı
çıkmazlara açılan
firari rüzgarlarınızı sakladım, yuğdum

şimdi böyle mağralar kadar gizemli
ve esmerken sen
düşlesem de acemi ellerinin
sevecen duyarlılığını
bana hiç dokunmasan da olur

dizlerime yatırıp
saçlarına yavaştan yürüyen akşamı
anlat desen masallarını
içindeki çocuğu istiyorum

konuşmasak da olur….

ben yağmur olur çiselerim
hücrenin penceresine
gizlice görür giderim seni

III

kavuşmak nedir ki sevdiğim
uzak kadar yakın değil hiçbir şey
düşün ki Hozat’ta bir yalnız ağaç
ve zühre yıldızı
nasıl da sevişirler geceler boyu
binlerce ışık yılına inat

ayrılık nedir ki zaza gülüşlüm
ben bu aşkı yıkılan duvarlardan
roma’nın tutuşan sokaklarından
çaldım da büyüttüm

ben bu aşkı
kimsesizler gömütlüklerinde
çocuklarını arayan annelerin
yalnızlığına sardım da büyüttüm

uzaklaştıkça büyüyor gözlerin
hoş geldin,

seni yazdıkça büyüyor şiirim
seni yandıkça güzelleşen
bir ülke gibi seviyorum….

KAYNAKÇA:  İhsan Işık / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) – Ünlü Kadınlar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013)

Paylaş