HAYATI

Araştırmacı-yazar, sosyolog ve akademisyen. 1953 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İktisatçı Asaf Savaş Akat ile evlidir ve Celal Göle’nin kız kardeşidir. Eski başbakan yardımcısı Ali Bozer ile eski Hacettepe Üniversitesi rektörü Yüksel Bozer’in yeğeni ve eski Yargıtay 1. Başkanı Mustafa Fevzi Bozer’in torunudur.

Orta ve lise eğitimini Ankara TED Koleji’nde tamamlayan Nilüfer Göle, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden mezun oldu. Doktora tezini Paris’te, Alain Touraine’nin yanında tamamladı. Göle’nin doktora tezi Mühendisler ve İdeoloji adıyla yayınlandı. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde doçent olarak çalıştı. Nilüfer Göle, şu an Paris´te École des Hautes Études et en Sciences Sociale’de ders veriyor. Yazarın Metis’te yayımlanan kitaplarının dışında Türkçede ve yabancı dillerde yayımlanmış çok sayıda makale ve incelemesi bulunuyor.

ESERLERİ
  • Mühendisler ve İdeoloji (1986)
  • Modern Mahrem-Medeniyet ve Örtünme (1998)
  • İslamlık ve Modernlik Üzerine-Melez Desenler (2000)
  • İslâmın Yeni Kamusal Yüzleri-Bir Atölye Çalışması (ed. 2000)
  • Nilüfer Göle ile Toplumun Merkezine Yolculuk (söyleşiler, yay. haz. Zafer Özcan, 2002)
  • İç İçe Girişler: İslam ve Avrupa (2009).
ESER ÖRNEKLERİ
BATININ OSMANLI DÖNEMİNDEKİ KADIN ALGISI

Osmanlı İmparatorluğu’nun Batılılaşma’yı tüm yoğunluğuyla yaşadığı bir dönemde, 1910’da, Seniha Sultan, Batının Türk kadınının koşullarını nasıl tasavvur ettiğini, Fransız bir arkadaşına yazdığı mektupta isyankâr bir biçimde anlatır:

Sevgili iki gözüm, biz Türk kadınları Avrupa’da hiç tanınmayız. Hatta diyebilirim ki, Çin ve Japon kadınları kadar bile tanınmayız. Halbuki Pekin ve Tokyo Paris’e çok uzaktır… İstanbul ise çok yakındır. Bizim hakkımızda akla hayale gelmeyecek şeyler uyduruyorlar. Ne ehemmiyeti var? Bizim esir olduğumuzu, diri diri odalara kapatıldığımızı, kafes içinde yaşadığımızı, neredeyse zincirlere bağlı olduğumuzu ve tepeden tırnağa kadar silahlı, vahşi zenci, başka köleler tarafından göz altında tutulduğumuzu, bunların zaman zaman bizleri torbalara koyup denize attığını sanıyorlar. Bizim, birbirine rakip sayısız zevceler topluluğu halinde yaşadığımızı, her Türk kocasının kendisine mahsus bir haremi bulunduğunu, yani en azından sekiz, on karısı olduğunu sanıyorlar.

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) – Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) – Ünlü Fikir ve Kültür Adamları (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 3, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013)

Paylaş