HAYATI

XIX. yüzyıl halk ozanlarından. 1823’te Yusufeli’ne bağlı Erkinis (bugünkü adıyla Demirkent) bucağında dünyaya geldi. 1868’de doğduğu köyde öldü ve Merkez Cami yakınlarında bulunan bir bağ içinde toprağa verildi. Asıl adı Kaya Salih olan Muhibbi, Genç Alioğulları adında bir aileye mensuptur. Babası ona tahsil yaptırmamış, Ato adlı bir demirci ustasının yanına çırak olarak vermiştir. O ayrıca Zelalet adlı Erzurumlu bir kalaycının yanında da çalışmıştır. Delikanlı iken işlediği bir suç sebebi ile hapse düşmüş bu sırada pir elinden bade içerek aynı köyden imam Sabit Hoca’nın kızı olan Esma Hatun’a aşık olmuştur. Bundan sonra Muhibbi mahlası ile şiirler söylemeye, yanık yanık, dertli dertli şiirler yazmaya başlar. Şiire meraklı olan Oltu mutasarrıfı Süleyman Paşa’nın yardımı ile de hapisten kurtulur.

Muhibbi’nin Esma Hatun’u rüyada gördüğü gece, Esma Hatun da onu rüyasında görmüş ve aşık olmuştu. O da Muhibbi gibi şiirler söylemekteydi. Ancak kızın ailesi evlenmelerine karşı çıkar ancak Süleyman Paşa’nın yardımları ile iki aşık evlenirler.

Muhibbi pek çok yer gezmiş, Trabzon ve İstanbul’a gitmiş, bir ara bulunduğu Erzurum’da da tekkelere devam ederek Nakşibendiliğe intisap etmiştir. Bu gezilerinden bazılarına çıraklarından olan Maden köyünden Şamili de katılmıştır. Şairin bir diğer çırağı ise İphan (bugünkü adı ile İnanlı) köyünden Mahiri’dir.

1854’teki Osmanlı – Rus savaşına gönüllü olarak katılan Muhibbi, köyüne döndükten sonra ise mesleği olan demircilikle uğraşmaya devam etmiştir.

İdraki, Elfazi ve Coşkuni adlı aşıklarla karşılaşmış, onları daime mat etmiştir. Şiirlerinden başka bir de Mevlid’i vardır ki kendisinin tanınmasında en az şiirleri kadar rol oynamıştır. Deyişlerini, Zor (Esenkaya) köyünden Katip Hüseyin defterlere kaydetmiş ve bir bölümünün kaybolmasını böylelikle önlemiştir.

ESERLERİ

Muhibbi’nin tanınması hususunda Adil Özder’in yaptığı çalışmaların ayrı bir yeri vardır. O, şiirlerini, Mevlid’ini ve hikayesini ayrı ayrı kitap haline getirmek sureti ile, Muhibbi’nin gün ışığına çıkmasında son derece faydalı bir iş yapmıştır.

ESER ÖRNEKLERİ

MUHİBBİ ŞİİRLERİ

I

Muştulayın aşıkları
Doğdu yine mevlid ayı
Ümmet olan sadıkları
Doğdu yine mevlid ayı

Can ile kulak tutana
Muhammed’in sohbetine
Rahmet durur ümmetine
Doğdu yine mevlid ayı

Günleridir bayram günü
Kadir yarattırır dünü
İrgördü şükür ol Gani
Doğdu yine mevlid ayı

Uyku giren sürme göze
Od getirir yarın yüze
Hak’tan inayettir bize
Doğdu yine mevlid ayı

Gökten melekler inerler
Yerin yüzünü dönerler
Sohbetlere cem olalar
Doğdu yine mevlid ayı

Alem dola rahmet ile
İslama kuvvet katıla
Geri yatmagil gaflet ile
Doğdu yine mevlid ayı

Muhibbi gafletten uyan
Şevk-i Muhammed’e boyan
Gelsinler ümmetim diyen
Doğdu yine mevlid ayı

Ümmet isen sıdk ile ana tamam
Derd ile essalatü vesselam

II

Dinleyin ahbaplar tarif edeyim
Yetmiş iki dertten baştır bu sevda
Yandırır odlara pervane gibi
Daim sönmez bir ateştir bu sevda

Felek hisar çekmiş yolum açılmaz
Bir bülbülüm gonca gülüm açılmaz
Felek kırdı kanat kolum açılmaz
Yazı gelmez yaman kıştır bu sevda

Muhibbi’nin elif kaddin dal eyler
Ağlatuben gözyaşını sel eyler
Hicran haddesinden çeker tel eyler
El sanar ki bir cümbüştür bu sevda

KAYNAKÇA: Köprülü, M. Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay. 559.

Paylaş