HAYATI

Divan şairi. Asıl adı İsa. Priştina’da doğduğu bilinen Mesihi’nin ne zaman doğduğu konusunda tam bir bilgi yok. 1512’de Bosna’da vefat etmiş ve burada toprağa verilmiştir. Genç yaşta İstanbul’a geldi ve medrese öğrenimi gördü. Bir süre sonra hat sanatına merak saran Mesihi, el yazısı güzel olduğu için Hadım Ali Paşa’nın divan katibi oldu. İçkiye olan düşkünlüğü nedeni ile görevini tam olarak yapamadığı söylenir. Arandığında ya Tahtakale’de, ya meyhanede, ya da güzellerle gül bahçelerinde bulunurmuş (Aşık Çelebi). Koruyucusu olan Hadım Ali Paşa’nın 1511’de Şah Kulu savaşında ölümü üzerine yoksul bir yaşam sürdü. Daha sonraları Yunus Paşa’ya ve Tacizade Cafer Çelebi’ye kasideler sunduysa da aradığını bulamadı. Kendisine verilen bir tımarla yetinmek durumunda kaldı. “Mesihi fevt şüd” (H. 913) cümlesi Mesihi’nin ölüm tarihini bildirir.

Mesihi, yaşadığı dönemde adı en güçlü şairler arasında sayılmış, din dışı divan şiirinin öncülerinden biri olarak kabul edilmiştir. Aşık Çelebi, Ahmet Paşa ve Necati’den sonra onun adını da anmaktadır: Vilayet-i Rum’da şi’rin Ahmet Paşa va’z-ı esas-ı bünyanıdır, Necati rükn-i evveldir, Mesihi rükn-i sanidir”. Gerçekten, “canlı ve samimi aşk ile şarap şiirleri yazmış, eserlerinde mahalli hayatı az çok aksettirmiştir. Şiirlerinde fazla tasannu yoktur (F. Köprülü). Bahariyesi Baki tarafından tanzir edilen Mesihi’nin, özellikle Edirne’nin güzellerini konu alan Şehrengiz’i ünlüdür. 170 beyte yaklaşan bu Şehrengiz, Türk edebiyatının ilk şehrengizi olarak kabul edilir. Bahar redifli bir murabbaı Hammer tarafından Almancaya, Gibb tarafından da İngilizceye çevrilmiştir.

“Ruhları rengin güzellerdir gül ile laleler

Kim kulaklarına dürlü cevher asmış laleler

Aldanıp sanma ki bunlar böyle baki kaleler

Ayş ü nuş et kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

Saldın belaya canımı ey can unutma ha

Kıldın gam ü firakla giryan unutma ha”

ESERLERİ

Divan: Mesihi Divan’ında Ali Paşa’ya, Hasan Paşa’ya, II. Beyazıt ve I. Selim (Yavuz) kasideleri vardır. Özellikle Ali Paşa için yazılan mersiye çok güzeldir.

Şehrengiz: İlk kez Mesihi tarafından ortaya çıkarılan bu edebi tür daha sonraki yüzyıllarda da kullanılmıştır. Mesnevi tarzında yazılan ve Edirne şehri güzellerinden bahseden bu eserde tam 47 mahbub (erkek güzeli) ele alınmış ve her biri genellikle bir beyitle anlatılmıştır. Eser genellikle Divan’ın içinde bulunduğu gibi ayrı olarak da bulunur. Mesihi’nin Şehrengiz’i, yazılan şehrengizler içinde en beğenilenidir.

Gül-i Sad-berg: İnşa türünde bir eserdir. Yüz kadar mektubu içine alır. Eski Türk nesri açısından da önemlidir. Dili açık ve sadedir. Bir nüshası Üsküdar Selim Ağa Kütüphanesi’ndedir. Bir diğer nüshası ise Süleymaniye Kütüphanesi Esat Efendi’de bulunmaktadır.

ESER ÖRNEKLERİ

MURABBA

Dinle bülbül kıssasın kim geldim eyyam-ı bahar

Kurdı her bir bağda hengame hengam-ı bahar

Oldı sim- efşan ana ezhar-ı badam-ı bahar

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Yine enva-ı şukufeyle bezendi bağ u rağ

Aşy içün kurdı çiçekler sahn-ı gülşende otağ

Kim bilür ol bir bahara kim ölüp kim kala sağ

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Tarf-ı gülşen nur-ı Ahmed birle malamaldur

Sebzeler anda sahabe lale hayr ül-aldur

Hey Muhammed ümmeti vakt-i huzur-ı haldür

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Kıldı şebnem yine cevherdar tig-i süseni

Jaleler aldı hevayı toplar ile gülşeni

Ger temaşa ise maksudun, beni esle beni

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Ruhları rengin güzellerdür gül ile laleler

Kim kulaklarına dürlü cevher asmış jaleler

Aldanup sanma ki bunlar bile baki kalalar

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Arif isen hoş geçür gel bu demi yaran ile

Bağda kan aldı şimşek neşter-i baran ile

Gisitada görinen lale vü gül nu’man ile

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Gitdi ol demler ki olup sebzeler sahib-fıraş

Gonca fikri gülşenün olmışdı bağrında baş

Geldi bir dem kim kızardı lalelerle dağ u taş

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Ebr gülzar üstine her subh gevher-i bar iken

Nefha-i bad-ı seher pür-nafe-i Tatar iken

Gaafil olma alemün mahbublığa var iken

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Buy-ı gülzar itdi şol denlü hevayı müşg-i nab

Kim yire inince olur katre-i şebnem gülab

Çarh otağ kurdı gülzar üstine günlük sehab

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Gülistanun her nesin aldıysa bad-ı hazan

Adl idüp bir bir alıvirdi yine şah-ı cihan

Devletinde badeler kam oldı saki kamuran

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

*

Umaram bulup Mesihi bu murabba iştihar

Ola ehline bu çar-ebru güzeller yadigar

Bülbül-i hoş-guysın gül yüzlülerle yâri var

Ayş u nuş it kim geçer kalmaz bu eyyam-ı bahar

GAZEL I

Saldun belaya canumı iy can unutma ha

Kıldun gam u firkat ile giryan unutma ha

*

Geldi niçe senün gibi civar-ı dehre lik

Gitdi son ucı yine peşiman unutma ha

*

Aşıklarunı lütf ile yad eyleyeceğiz

Söğ bana dahı iy şeh-i huban unutma ha

*

Bezm-i belada nuşumı niş eyledi gamun

Ana karşu ayş u nuşunı iy can unutma ha

*

Bad-ı fikarun itdi Mesihi kaminenün

Ömri külini hak ile yeksan unutma ha

GAZEL II

Bilüm inceldi muya döndi gamdan

Yaşum seyl-i fenaya vardı nemden

*

Kerem kılduğuna sen cevri dersin

Kulunı dahi unutma keremden

*

Senün kuyun şifalı bana yiğdür

Şarab-ı Kevser ile Cam-ı Cem’den

*

Cemalün vasfını nice yazan kim

Ruhun mecruh olur nevk-i kalemden

*

Mesihi gökden insen sana yir yok

Yüri gel ya Arabdan ya Acemden

KAYNAKÇA: Büyük Türk Klâsikleri (1985). C. 2. “Mesîhî”. İstanbul: Ötüken-Söğüt Yay. 231-234, Sungurhan Eyduran, Aysun (hzl.) (2009). Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkîretü’ş-Şu’arâ. 2 C. http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/dosya/1-219122/h/tsmetina.pdf [erişim tarihi: 10.11.2014].

 

 

 

 

 

Paylaş