HAYATI

Şair. 1865 yılında Göztepe / İstanbul’da dünyaya geldi. Göztepe’deki evinde, 2 Kasım 1898’de, on dört yıl boğuştuğu ve kendisini yatağa bağlayan hastalığa yenilerek genç yaşta ölmüştü. Vasiyeti gereğince Eyüp’te toprağa verildi Ölümünün ardından “Hanımlara Mahsus Gazete”,  neredeyse tamamen Makbule Leman konusunda yazılanlardan oluşan bir sayı çıkardı. Mezarı Eyüp’te Siyavuş Paşa Türbesi haziresindedir. 

Tam adı Fatma Makbule (“Leman” mahlasıdır). V. Murat’ın kahvecibaşısı Hacı İbrahim Efendi’nin kızı, Şûra-yı Devlet üyesi şair Mehmet Fuat Bey’in eşidir. Hanımlara Mahsus Gazete, Hazine-i Evrak ve Hazine-i Fünun dergilerinde yazdı. 

Şiir ve yazılarının çoğunu hasta yatağında yazdı. Ölümü üzerine Tevfik Fikret Servet-i Fünun’da bir mersiye yayımladı. Ahlaka ve kadın terbiyesine ilişkin yazıları nedeniyle kendisine “Şefkat Nişanı” verildi. 

ESERLERİ

Şiir:  

  • Ma’kes-i Hayal, İst.: Yuvanaki Panayotidis Mtb., 1314/1896 (öyküleri, makaleleri ve hakkında yazılanlarla birlikte yb İst.: Matbaa-i Ahmet İhsan ve Şürekâsı, 1331/1915). 

ESER ÖRNEKLERİ

ANNEM

Anne inleyen bir ney, anne hicrandan yumak Gozleri bugulu, nemli ve her zaman zar zar.. Kaderidir annenin ocaklar gibi yanmak Hep huzunlu eser onun ikliminde ruzgar. Kuslar gibi titrer o gunes yuzlu nevhayal, Simasinda alacakaranlik endisesi.. Her mevsim ayri bir istirap, ayri bir melal Dilinde ozleyislerin sihirli bestesi.. Sinesi simsicak, cehresi de imalidir Semtinde herdem bir buyulu rayiha eser Duyguyla suzulmus gozleri hep hummalidir Altin sakaklarinda sari guller gibi ter. Rahmet-zahmet icice.. bilmez gecen zamani Ne yazlari, ne kislari, Ne renkli bahari Ne gurubu ne de safagin soktugu ani Her zaman duman dumandir o nazli efkari.. Bir kulucka gibi sancili gecelerinde Hep sefkatle carpan kanat sesleri duyulur.. Amansiz hislerin olduren pencelerinde Yuregi bir matkap salinmis gibi oyulur. Elemi cok olsa da sekvasi isitilmez Bir eyyup sabriyla gogusler hic olmazlari.. Onda istirap hic bitmez, acilar dinmek bilmez Sonmeyen bir azimle asar asmazlari.. Kanmaz asla sevmeye, o sevgiye susuzdur Saire “su” dedirten hisle “evlat” der inler.. Herkes derin uykularda iken o uykusuzdur El acar yaratan’a balalarini diler.. Yurudugu yol, onun hislerinin yoludur Durmaz, bir suvari gibi yurur dolu dizgin.. O, yeryuzunde en ululardan uludur Sinesi meleklerin sinesi kadar engin.. Zambaklar gibi sihirli cehrende Varligimi kucaklayan bir isik; Duydum o duyulmazlari sinende Sen bir ruyasin benim icin artik.. Nuru oteden piril piril siman Ukba derinlikleriyle buyulu Tulleniyor hulyalarimda her an Olumsuz ruhunun bembeyaz tulu.. Bir yad-i cemilsin, kabrin sineler Hazan yasamistin; olum baharin.. Duayla gerilmis butun gonuller Berzah bahcelerinde bestekarin.. 

KAYNAKÇA: Bursalı Mehmed Tahir / Osmanlı Müellifleri II (1972), TDE Ansiklopedisi (c.3 1979)

Paylaş