HAYATI

XIV. yüzyıl mesnevi yazarlarından. Kemaloğlu hakkında, en önemi yapıtı kabul edilen Ferahname’de vermiş olduğu bilgiler dışında herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Bu bilgilerden Kemaloğlu’nun iyi bir eğitimden geçtiği, Arapça ve Farsça dillerini kitap çevirisi yapabilecek seviyede bildiğini biliyoruz. erah-nâme’yi yazdığı sırada Trablusşam’da bulunduğu ve metni tamamladığı Ramazan 789/Eylül 1387’den sonraki bir tarihte vefat ettiği belirtilmiştir.

ESERLERİ

Ferah-name: Trablusşam’da kaleme alınan bu eserin şimdilik sahip olduğumuz tek nüshası Afyon İl Halk Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. Eserini Arapça ve Türkçe kitaplardan derlediğini dile getiren Kemaloğlu, aynı zamanda bu eserin bir ibretname olduğunu da belirtiyor. On üç meclis üzerine düzenlediği Ferah-nâme, şairin ifadesine göre 3030 beyittir.

ESER ÖRNEKLERİ

ŞİİR

Gözümün ışığı gönlümün eğlencesi, bütün dertlerimin ilacı sensin

Yüzünü görerek gönlüm mutluluklarla doldu. Alemin cevr ü cefası gözüme görünmez oldu.

Benim halim Yakub’a dönmüştü. Şifası Yusuf suretlinin görünmesi oldu.

Önünde sonunda erkeğin varlığı bir oğlunun olmasıdır, var olmasının ilacı budur.

Kişinin çocuklar uygun olursa iki dünyada da sefası vardır.

Müslim’in oturması için işaret olunca, hemen sofracıbaşı safra getirdi.

Yiyerek sofrayı kaldırdılar, hükümdarlar bir yandan da konuşuyorlardı.

Söz arasında hikaye söylüyorlardı. Ulu padişahlardan bahsediyorlardı.

Hikaye birden dünyada Süleyman’ın en ulu padişah olduğu bahsine geldi.

Ona bu alem müyesser oldu. İnsanoğlu onun dörtte birine eremedi.

Dünyaya buyruğu öylesine geçerdi ki, ona bir gün devler isyan etti.

Bakırdan kumkumaları getirdi ve bu isyankar devleri zindana attık.

Kurşunla ağzını mühürlediler. Zulüm ederdi, hiç acımazdı.

O devler saçlarına anlasınlar diye denizlere yahut göllere salardı.

Dediler ki, o kumkumalardan şimdiye kadar kalanlar vardır.

Halife bu sözleri pişmanlıkla dinliyordu.

FERAHNAME’DEN

Kemaloğlu düzetdi bunca bahçe

Ki bir işçi dutup virmedi akçe

*

Münasibdür bu kıssa çün görürem

Ferah-name diyüben ad ururam

*

Eğer Hakdan olur ise inayet

Ne resmedür işidile hikayet

*

Sözün sermayesi vezn u maani

Olıcak dinlemektedür aslın anı

*

Eğer dinlense anlana bu sözden

Safalar hasıl ola cümle yüzden

*

Çü bi zerre safa Tevfik ola

Seraser kıssa pes tahrik ola

*

Çalap adın anuban eydürem söz

Berü benden yana dut kulağ u göz

*

Sözün çün burkaını vezn eliyle

Açuban eyderüz can u dil ile

*

Dil ü cana irişe gele rahat

Tene sıhhat ire dile fesahat

*

Budur evvel ki babı kıssa kim var

İşitgil kıssada sen gör ki kim var

KAYNAKÇA: Özbostancı, Kenan (1991). Kemâloğlu, Ferah-nâme (İnceleme-Metin-Tıpkıbasım). Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi, Çavuşoğlu, Raşit (2014). Ferah-nâmeler ve Kemâloğlu’nun Ferah-nâmesi (İnceleme-Metin). Doktora Tezi. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi, İz Fahir, G. Kut (1985). “Kemâloğlu”. Büyük Türk Klâsikleri. C. 1. İstanbul: Ötüken-Söğüt Yay. 321-322, 324.

Paylaş