HAYATI

Şair. 1953 yılında Şanlıurfa’da dünyaya geldi. İlk ve orta okulu Ceylanpınar’da okudu. Ankara Bahçelievler Cumhuriyet Lisesi’ni bitirdi. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu Radyo-TV Bölümü’nden mezun oldu. 

Kemal Gündüzalp’in ilk şiiri 1971’de çıktı. Şiir ve öykülerini Oluşum, Dönemeç, Somut, Yazko Edebiyat, Gösteri, Adam Sanat, Varlık, Broy, Yeni Düşün, Türk Dili, Milliyet Sanat, Karşı ve Yazıt dergilerinde yayımladı. Ö. İnce’nin değerlendirmesiyle “Yaşamsal gözlem ve deneyimlerinden çıkmış ve bütünsel bir imge yaratan şiirler” yazdı. 

ÖDÜLLERİ

  • “Kültür ve Sanat Kavramından Ne Anlıyoruz?” makalesi ile 1985 Gösteri Dergisi Gençlik Yılı Ödülü (birincilik) 
  • 1989 Abdi İpekçi Deneme Yarışması Ödülü (birincilik) 
  • 2003 Samim Kocagöz Öykü Ödülü 
  • 2003 Cigerxwin Sanat Edebiyat Yarışması Şiir Birincilik Ödülü. 

ESERLERİ

Şiir:  

  • Düş Yorumcusu, Ank.: Promete, 1992 

Deneme – Eleştiri:  

  • Eleştiriye Doğru, İst.: Papirüs, 2005 

Öykü:  

  • İlkyaz Şakası, Ank.: Mevsimsiz, 2007 
  • Ötekiler, Ank.: Mevsimsiz, 2007. 

ESER ÖRNEKLERİ

Kötü Başlangıçlar İçin Şiir 

Öksürüklerle büyüyor yüzümde hüznün kibarlığı 
budanmış ve yaprak açmayan bir ağaç gibiyim 
sanki ömrüm sele gitmiş ben de kum ve çakıl 
uzamış sakallarımı kestim yeni bir sabah için 
ikindiye uzar, gün ve yorgun akşamüstleri 
terbiyesiz bir yağmur başlar, gökyüzü savaşır 
şimşekler arasında ıslanır koşuşan sokak itleri 
ben umarsızlığıma dönerim, kapılar kapanınca. 

Yüzü eskimiş ve kirli bir yorgan çekerim başıma 
bir kenarda yıkanmamış, kokan kirli çoraplarım 
sandalyeye asılmış buruşuk bir pantolonda 
bacak izleri: Müzik! Bir bu eksikti burada! .. 
Zamansızlık yaşanır bellekte; anlar, anılar 
sararmış fotoğrafların solgun renklerinde 
yüzüm kül: Zayıf ve rengi uçmuş oracıkta 
yine geldiler kaçtığım ve yitirdiklerim… ya sen? 

Yalnızlığımı da yaşayamıyorum bu sokakta 
içimde hep kirletilmemiş bir güzellik olacak, 
kızların teni ve taşıdıkları çiçekler gibi sevgiyle. 
Annem uyanır gömütünden ve bana seslenir! 
Uykusuzum oysa, gidemem, uyumak ve düşlerce 
beni bırak, özgürlüğü buldum yüreğimde: 
Yitirilecek bir şeyin olmaması ne kötü artık 
beklentilerin de bittiği bir yerdir orası./Yitik! 

Gidiyorum, yolculukların gizli gözyaşlarıyla 
kimsesizlik en ağır yük gibi biner omzuma 
biraz ekmek bırak oraya, biraz sevgi, biraz düş 
kartopu da oynayacağım çocuklarla… zil! 

Artık gidiyorum, yalnızlığımla ve kimsesiz 
yeni duygular için yaşamak isterdim oysa. 

KAYNAKÇA: Kurdakul, Sözlük (1999), 317; tr.wikipedia.org.

Paylaş