HAYATI

Yazar ve şair. 16 Ağustos 1945 günü Eyüp / İstanbul’da dünyaya geldi. Asıl adı İsmail Sulhi Coşkuner. İlk ve orta eğitimini 1962’de Ankara Atatürk Lisesi’nde tamamladı. Ardından başladığı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1966’da mezun oldu. Daha sonra Petro Ofisi Genel Müdürlüğü’nde ekonomist ve müdür olarak çalıştı. Sonraki yıllarda farklı şirketlerde müdürlük ve yönetimi kurulu üyeliği yaparak çalışma hayatına devam etti. Kalem Yayınları’nın kurucuları arasında yer aldı.

İsmail Mert Başat’ın “Dünkü Törende Neler Gördüm” başlıklı yazısı 1960’da Ankara Telgraf gazetesinde yayınlandı. Sonraki yıllarda ürünleri Ankara Telgraf, Yeni İstanbul, Kurtuluş, Cumhuriyet, Demokrat, Yamaç, Su, Dönem, Yarın, Dünya, Broy, Dilizi, Türkiye Yazıları ve Ekonomist gibi pek çok dergi ve gazetede yer aldı.

ÖDÜLLERİ

“Nasıl Bir Türk Gençliği” başlıklı denemesi ile 1862’de Yeni İstanbul gazetesinin açtığı yarışmada birincilik ödülünün sahibi oldu.

ESERLERİ

Şiir:

  • Vira! (l984, 1998)
  • Geyik ve Yolcu (1997).

Kısa Öykü:

  • Kanatlarını Yitirmiş Uçan Atın Tutkusu (1991)
  • Düşüş (2011).

Deneme:

  • Kendime, Sana, Toprağa ve Gökboşluğa (1999)
  • İtiraz Yazıları (2002)
  • Buyruk ve İtaat (2005)
  • Gökyüzünden Başka Sınır Yok (2008).

Oyun:

  • Sarhoş Orman (oynanışı: Ankara, 1966)

ESER ÖRNEKLERİ

SOĞUKTU HARF ARALARI
Evlerinize çekiliyorum, yılgınım
Sözcükler dipdiri
Ben geride kaldım
Kapılar kapandı, dışarıda kaldım
Bahçelerinizde günebakan var mıydı?

Gittim Börekçi’nin baharatçı dükkânına uzandım
Sakal taktım, sûre astım
Kalay çubukları, kolofon, potasyum
Limon tuzu, kükürt ve kostik
Üç yüz altmıştan sağa dönüp
Dördüncü sokağa ilerliyordu dolar
Mevsimiydi, iki çuval naftalin aldım
Aynaya baktım, gözlerimi bulamadım
Yanımda ellerim var mıydı?

Köprüde balık-ekmek istedim, adam duymadı
Bağırdım, İstanbul’un camları kırıldı
Adam duymadı
Sirkecide trenler vardır, biraz yorgun,
Ayağının üzerine çöküveren
Biraz Trabzonlu, inceden yürüyen
Trenlere koştum
Sirkeci yoktu
Bir otobüs duraladı
Fırladım basamağa,
Uçtum… ardı boşluktu,
Sarayburnu’na yuvarlandım
Divanda uyuyakalmıştı, padişahı uyandırdım
Saate bakıp, Sheraton’daki kokteyle geç kaldım, diye mırıldandı
Fötr şapkasını giyerken, önünü kestim, cepheye yaz beni!, dedim
Galiçya’ya, Kafkas’a, ister Fizan’a!..
Yürüdü, gövdesi bedenimden geçti
Sarayburnu’nda denize baktım uzun uzun
Sigaram sekizde bir olmadan kendimi akıntıya bıraktım
Gitti sular, ben kaldım
En duyarlı yerimiz kalmak mıydı?

Evlerinize çekiliyorum, yılgınım
Korkular dipdiri
Ben geride kaldım

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, 2009, 2015)

Paylaş