HAYATI

Şair. 5 Temmuz 1938 günü Kırklareli’ne bağlı Demirköy’de dünyaya geldi. İlkokulu Demirköy İlkokulu’nda, orta ve lise eğitimini ise İstanbul Öğretmen Okulu’nda tamamladı. 1963’te Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nden mezun oldu. Kocaeli, Rize, Beşikdüzü, Ankara, Kayaş’ta çeşitli orta ve lise dereceli okullarda öğretmenlik yaptı. 1978-80 yılları arasında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi.  

İsmail Gümüş’ün ilk şiiri 1955’te Damla dergisinde yayınlandı. Sonraki yıllarda ürünleri Varlık, Türk Dili, İmbat, Bilim-Sanat, Orman ve Abece gibi pek çok dergide yer aldı. Eğit-Der, Ankara Sanat Kurumu üyesidir.  

ESERLERİ

Şiir:  

  • Minicik (1969). 

Öykü: 

  • Boşnak Türküsü (1984) 
  • Deli Balkan Yeli (1995). 

Ayrıca, ders notlarını içeren ve yedi kitapçıktan oluşan Estetik (1974) adlı bir eseri vardır

ESER ÖRNEKLERİ

Aşk Feryadı 

Eskiden bana mutluluk verirdin şimdi acıda vermiyorsun 
Beni sevmediğin gibi seni sevmemide istemiyorsun. 
Şarkılarım ve düşlerim sensiz olacak. 

Zaman herşeyi ne kadarda değiştiriyor 
Kendimi tanımıyorum şimdi. 
Eskiden korktuğumda şarkı söylerdim hep seni düşünerek 
Şimdi seni düşünerek şarkı söylediğimde korkuyorum. 
Ne ışıklar 
Ne ay 
Ne güneş. Hiç biri sindirmiyor korkumu 

Sensizliğe alışacakmıyım onuda bilmiyorum. 
Ama seni tanıdığımda sensiz değilmiydim 
Var olan her şey hayallerim değilmiydi 
Saatlerce kızgın kumsallarda koşmadım ki seninle 
Avuçlarının sıcaklığını hissedip, 
Hiç kimsenin bilmediği bir yerde senle yaşamadım, YAŞAYAMADIMKİ. 

Gelseydin keşke, sonra yine gitseydin.Ama MUTLAKA gelseydin. 
Bir tek bakışınla bir tek sözünle çözülmeye hazır olduğumu bilseydin. 
Konuşmadan sessizce 
Seni seviyorum demeden sevdiğimi 
Sevişmeden seviştiğimizi bilseydin. 
Durmadan, dinlenmeden. 
Kaygısız sabırsız küsmeden. 
Güzel şeyler yaşamak istediğimi bilseydin. 
Sonra yine gitseydin ama mutlaka gelseydin. 

Akımda hep sen varsın 
Dışarıda kar ocakta ateş 
Yerdeyiz ayı postunun üstünde 
Uzun uzun sevişiyoruz. Açlık nedir bilmiyoruz 
Burun deliklerimizden aşkı soluyoruz 
Ne evden kaçtığım günler nede bir sarımlık sigara için ağladığım saatler geliyor aklıma. 
Haykırıyorum Acıdan değil 
İsmini son bir kez söyleyebilmek için. 

Esmer ellerime kelepçeler nasırlı ayaklarıma prangalar vurdular. 
Kan çanağı değil gözlerim GÜNEŞİN terk edişi göz bebeklerimi 
Kibritim gene ıslak yakamadan son sigaramı yok olup gideceğim sonsuzluğa. 

KAYNAKÇA: Mehmet Hengirmen / 2000 Yılında Türk Öykü Antolojisi (c. 3, 2000)

Paylaş