HAYATI

Şair. 1517’de Manastır’da dünyaya geldi. 1574’te Manastır’da yaşama veda etti. Burada toprağa verildi. Celal Çelebi, sipahi oğlu olup tımar sahiplerindendi. Kanuni döneminde İstanbul’a giderek, öğrenim gördü. Kalenderilerle ilişki kurması sonucu dünya işlerinden elini eteğini çekmek, bir mürşide bağlanmak amacıyla Şam ve Halep’e gitti. Seyahati sırasında Hama sancakbeyi ile tanıştı. Sonraki yıllarda paşa olan Cafer Bey, onu Celal Çelebi’yi yanına aldı ve kızıyla evlendirdi. Şehzade Selim’in lalalığına getirilince de Celal’in muhasip olmasını sağladı. Kısa sürede Selim’in sevgisini kazanan Celal Bey, içkiye olan düşkünlüğü sebebi ile Kanuni Sultan Süleyman’ın buyruğu ile şehzadenin yanından uzaklaştırıldıysa da sonradan bağışlanarak görevine geri döndü. II. Selim padişah olunca da Celal Çelebi’nin ülke içindeki saygınlığı arttı. Bir süre sonra da emir-i alemliğe yükseldi. Bu nedenle Mir-i Alem Celal Bey adı ile de bilindi. Celal Bey, bir süre sonra Hurufi inançlarını savunduğu ve Sokullu Mehmet Paşa, Şeyhülislam Ebusuud, Şeyh Nurettinzade ile çatıştığı için Şam beylerbeyliği görevine atanarak saraydan uzaklaştırılmak istendi. Yerine oğlunun Şam’a gönderilmesini istedi. Kendisi de memleketi Manastır’a döndü. Ölümüne kadar burada yaşadı.

Şiirlerinde tezkirelerde rastlanan Celal Çelebi, dönemin usta şairlerinden biri olarak kabul edildi. Şair, özellikle gazelleriyle tanındı. Kaynaklarda adı geçen Sa’d ü Said, Avamil Şerhi, Kavaid-i Aruz adlı yapıtları günümüzde halen bulunamamıştır. Hüsn-i Yusuf adlı yapıtı II. Selim adına yazılmıştır ve güzelin kakül, züfl, çeşm gibi güzellikleri gazellerle betimlenmektedir. Kaynaklarda sözü edilmeyen manzum bir mektubunda ise kendisi ve Hurufiliği savunmaktadır. Sülüs ve nesih yazıda usta olduğu bilinen Celal Çelebi’nin şu beyti ünlüdür:

“Halhak- cihan aleme kıldıkça tecelli

Her şahsı birer hal ile kılmış müteselli”

ESERLERİ
  • Sa’d ü Said
  • Avamil Şerhi
  • Kavaid-i Aruz
  • Hüsn-i Yusuf
ESER ÖRNEKLERİ

MEKTUP

İy muhallid muraiy ü tarrar

Ehl-i irfanı eyleme inkar

Ne hulusin ne hod var ihlasın

Meylin ikbalindedir eşhasın

Hile vü hud’adur işün mutlak

Sende haşa k’ola mutlak

Sende haşa k’ola mahabbet-i Hak

Ehl-i Hakk’a hurufidir dirsin

Sen ki ilm-i ledünda kasırsın”

KAYNAKÇA: Abdülbaki Gölpınarlı, Hurufilik ve Mir’i alem Celal Bik’in Bir Mektubu, TM, c: 14, 1964

Paylaş