HAYATI

Öykü yazarı ve şair. 14 Mart 1941 günü Aydın’a bağlı Nazilli’de dünyaya geldi. Tığlı Erhan ve E. T. imzalarını da kullandı. İkbal Hanım ile işçi Sabahattin Tığlı’nın oğlu. İlk ve orta öğrenimini Nazilli’de tamamladı; 1966’da İÜEF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. 1967’den başlayarak Nazilli, Eskişehir ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı, 1992’de emekliye ayrıldı. Nazilli’de Işık (1967-68) ve Özgür Işık (1974-76) dergilerini çıkardı. TYS üyesi. İstanbul’da yaşıyor; evli, iki çocuk babası.

İlk şiiri (“Odam”) 1958’de Nasrettin Hoca dergisinde çıktı. Şiir, mizahi öykü ve yazılarını Akbaba, Gırgır, Pardon, Papağan, Çağdaş Türk Dili, Türkiye Yazıları, Varlık, Yaba ve Sanat Çevresi dergileri ile Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Yeni Asır gazetelerinde yayımladı. Kendisini “sosyal gerçekçi bir gül-düşün öykücüsü” olarak nitelendiriyor.

ÖDÜLLERİ

  • 1958 Türk Hava Kurumu Hikâye Yarışması (ikincilik)
  • 1981 Yaba Hikâye Dalında Halk Ödülü (üçüncülük)
  • 1987 Nasrettin Hoca Gülmece Öyküleri Ödülü (üçüncülük)
  • 1996 Damar Dergisi ve Çankaya Belediyesi Çocuk Öyküsü Ödülü (üçüncülük)

ESERLERİ

Şiir:

  • Varım, İst.: Anıl Mtb., 1962
  • Sessizliğin Sağanağı, 1984

Öykü:

  • Sonsuz Olmaktır Sevmek, Nazilli: Dilek Mtb., 1975
  • İkramiyeli Dünya, Ank.: Yaba, 1983
  • Öküzü Bayram Yerinde, (çocuk öyküleri) Ank.: Çankaya Belediyesi, 1997
  • Şeytan Rivayetleri, İst.: Toplumsal Dönüşüm, 1997

Oyun:

  • Bir Numaralı Adam, (parodiler) Nazilli: Dilek Mtb., 1980

İnceleme:

  • Halkımız-Gülen Ayvamız, Ağlayan Narımız, Ank.: Yaba, 198

Deneme:

  • Türküleşsin Dünya, Sivas: 4 Eylül, 1985
  • Diğer: Açıklamalı Atasözleri, İst.: Eğitim, 1981
  • Açıklamalı Deyimler, İst.: Eğitim, 1981
  • İlkokul Türkçe Sözlük, İst.: Eğitim, ?
  • Ortaokul Türkçe Sözlük, İst.: Eğitim, ?.

ESER ÖRNEKLERİ

Cennetim Cehennemim

Sen yanımdayken
her yanım cennet
sen gidince
kopar kıyamet…
Sevdanın kıldan ince
kılıçtan keskince
Sırat Köprüsünde
başı döner duygularımın
tutunacak dal bırakmaz
ayrılığının cehennemi
Şiirle kurtulurum
yalnızlığın yaktığı ateşten
Yıldız yağar gönlüme

Soyanlar ve Soyunanlar

Kimi soyunarak para kazanır bu dünyada
Kimi soyarak…
Kimi de soyanlara soyunanlara
Ağzının suyu aka aka bakarak…
****
Soyguncu “Ya paranı ya canını” der tercih hakkı bırakır
Kadın her ikisini de alır, hiçbir şey bırakmaz…
***
Çok akıllı kadındır sosyete Suzan
Peşin paraya soyunur
Taksitle giyinir…
***
Bir hırsız aynı mağazayı üç kere soyunca niye böyle yaptığını sordular.
İçini çekerek şöyle dedi: “Oradan karıma bir elbise getirmiştim. Beğenmedi. Üç kere değiştirmek zorunda kaldım.”
***
Genç ve güzel bir kızla yaşlı bir kadın, doktora gitmişlerdi. Doktor, genç kıza soyunmasını söyledi. Kız, “İyi ama hasta olan ben değilim, teyzem” deyince doktor yaşlı kadına döndü, “Ağzınızı açın ve a deyin” dedi.
***
Kadın doktora gitmişti. Doktor ona paravananın ardına geçip soyunmasını söyledi.
Bir süre sonra da, “Soyundunuz mu? ” diye sordu.
Kadın, yakışıklı doktora bakarak fıkırdadı: “Evet doktor bey, ya siz? ”
***
Erkek papağanın kafesine çiftleşmesi için bir dişi papağan getirmişlerdi. Sabahleyin bir de baktılar ki, dişi papağanın bütün tüyleri yolunmuş.
“Tüyleri sen mi yoldun? ” diye sordular.
“Tabii ya” dedi erkek papağan. “O işi soymadan mı yapacaktım yani? ”
***
Şuh yıldızımızın medyada çok çıktığı için çıplak fotosu
Yaptığı işlerden daha fazla biliniyor göğsü bacağı poposu!
***
Anlı şanlı yıldızımız önce mankenliğe soyundu
Sonra sunuculuğa soyundu
Çevirdiği filmlerde soyundu da soyundu…
Soyunmaktan giyinmeye fırsat bulamadı!
***
El üstünde tutuluyor soyunanlar ve soyanlar
Biz değil onlar bu vatanın en iyisi en hası!
Sanatçıların(!) soyunması kadar ses getirmiyor
Köylünün alın teri dökerek yetiştirdiği
Sebzesi armudu üzümü elması…

KAYNAKÇA: Necatigil, İsimler, 360; “Tığlı, Erhan”, TDEA, VIII, 352; Kurdakul, Sözlük, 599; Karaalioğlu, 557.

Paylaş