HAYATI

Şair. 1913 yılında Konya’ya bağlı Seydişehir ilçesinde dünyaya geldi. 3 Aralık 1971 günü İstanbul’da yaşama veda etti. Seydişehir Merkez İlkokulu’nda, Konya ve İstanbul ilköğretmen okullarında okudu. Anadolu’nun birçok yerinde ve uzun bir süre Eskişehir’de öğretmenlik yaptı. Gazi Terbiye Ens. Pedagoji Bölümü’ne girdi. Mayıs 1944’te ırkçılık ve Turancılık iddiasıyla yargılandı ve beraat etti. Daha sonra Eskişehir gazetesinde yazarlık, Şeker Fabrikası’nda puantörlük, Seyitgazi Toprak Mahsulleri Ofisi’nde memurluk, Seydişehir ve Konya bölge müdürlüklerinde mümeyyizlik gibi işlerde çalıştı. 1947’de öğretmenliğe döndü ve mesleğini İstanbul’da sürdürdü. Türkçü, milliyetçi şiirleriyle tanındı.

ESERLERİ

Şiir:

  • Yurttan Sesler, 1939
  • Türk Geliyor, 1944
  • Ata Sevgisi, 1946
  • Savulun Kızıllar, Gençlik Geliyor, 1949
  • Türk Çocuklarına Milli Şiirler, Eskişehir, 1951
  • Her Şey Vatan İçin, İst.: Yeşilnur Mtb., 1953
  • Kıbrıs’a Seferim Var , (makaleler ve şiirler) İst., 1958
  • Ramazan Şiirleri, İst.: Sıralar Mtb., 1960
  • Eyüp Sultan’ı Ziyaret, İst.: Sıralar Mtb., 1960
  • Olan Oldu Bizlere, 1960
  • Yavrularımıza Okul ve Bayram Şiirleri, İst.: Sıralar Mtb., 1960
  • Vatan Bahçemizden Sesler, İst.: Yaylacık Mtb., 1967
  • Bir Millet Şahlanıyor, İst.: Yaylacık Mtb., 1968.

ESER ÖRNEKLERİ

Nerede Türkçü Başvekil?

Havsalam almıyor, bu ne biçim iş?
Caniler misali tuttular bizi! ..
Tertemiz bir hisle yaptık nümayiş,
Küf kokan yerlere attılar bizi! ..

«YAŞASIN İNÖNÜ, YAŞASIN MİLLET»
Bu sözler, bu yurtta, suç oldu bugün! ..
Kaydetmez tarihim bu türlü zillet,
Yapıyor kızıllar çünkü toy – düğün! ..

Nerede: «BİZ TÜRKÇÜYÜZ!» diyen Başvekil? (*)

Harap halimizi görmüyor, niçin? ..
Alırken davamız bin türlü şekil,
Zeybekçe bir emir vermiyor, niçin? ..

Gözler görmez olmuş, kulaklar duymaz,
Şaşmamak kaabil mi, dostlar, bu hale? ..
Bilsinler ki gençlik şeytana uymaz,
Benzer çiinkü onlar Namık Kemal’e! ..

(*) Zamanın Başvekili Şükrü Saraçoğlu

19 Mayıs Nutku

Elimiz tutuktu, dilimiz tutuk,
Başımıza taşlar attı Paşamız! ..
Bayram günümüzde çekip bir nutuk,
Halkı birbirine kattı Paşamız! ..

Dinlerken bu nutku titredi tarih,
Titredi Atatürk, Yıldırım, Fatih,
Nasıl sevinmesin Yücel’le Falih?
Rıza Nur’a bol bol çattı Paşamız! ..

«Tezvir» den göklere kurup bir direk,
Sızlattı bir anda sayısız yürek,
Türkçülere «FESATÇILAR!» diyerek,
«İsnat» çamuruna battı Paşamız! ..

Boşanmasın nasıl gözlerden yaşlar?
Baharın yerini alıyor kışlar,
Bürünsün mateme genç ülküdaşlar :
«İftira» zevkini tattı Paşamız! ..

ÖCAL der : «Bu ne iş, bu nasıl halet?
Oluyor Milli Şef kimlere alet?
Görülmemiş böyle gaflet, dalalet,
Bizi birkaç pula sattı Paşamız! .. «

KAYNAKÇA: “Öcal, F. Cemal Oğuz”, TDEA, VII, 171.

Paylaş