HAYATI

Şair. 8 Mart 1958 günü Malatya’da dünyaya geldi. Asıl adı Turan KORKMAZ. Hatice Hanım ile işçi Abdurrahman Korkmaz’ın oğlu. Kuleli Askeri Lisesi’nden sonra Ankara’da Kara Harp Okulu’nu bitirdi (1981). Kıta subaylığı (1981-87), askeri şube başkanlıkları (1987-95) yaptı. 1996’dan sonra çeşitli şirketlerde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yöneticilik yaptı. İstanbul’da yaşıyor; evli ve iki çocuk babası.

Şiirlerini 1976’dan itibaren Pınar, Aylık Dergi, Yedi İklim, Dergâh, Kayıtlar, Şiir Atı, Üç Çiçek, Düşler dergilerinde yayımladı. Şiirlerinde Edip Cansever, Turgut Uyar ve Sezai Karakoç gibi İkinci Yeni şairlerine yakın olduğu söylenebilir.

ESERLERİ

Şiir:

  • Yağmur Fotoğrafları, İst.: kendi yayını, 1984
  • Sessiz Redifler, İst.: İz, 1992.

ESER ÖRNEKLERİ

  •  

Amasya Mektupları

I.

nasıl tanınabilir yüzüm seninle
böyle bırakıp gittin ya beni
dalgın bir kuğuydum, oyalanmadın
sesinin rengine hapsettin beni.

ve şimdi bir büyük anısın sokaklarımda.

nasıl tanınabilir yüzüm seninle
ıtır kokusu toprağındayım
kapılara paslı kilit vurmuşlar
sarıya boyamışlar evlerimizi
sanki güvercinsin, kanadındayım.

ve bir turuncu kandil kovalar beni.

nasıl tanınabilir yüzüm seninle
bir kış odasında vuruldum ağır
bu yaralar şu kalbime musallat
işte gidiyorum açıyor zakkum.

yüzüme baktıkça çağırıyorum seni.

II.

her şey seninle şimdi, masum ve dilsiz
öyle çıkıyoruz yukarılara
ağzın, ötelerin şelalesidir
saçlarına kar değmemiş daha ne?
ellerinden tutayım bırakma beni.

sesin okunuyor su çırpıntısından.

her şey seninle şimdi, karanlık kışla
gömleğime değen berrak bir türkü
al, al götür beni akşamlarına
gideceğim adres yeni değil ki
oralarda selvi, bir kaç menekşe.

ihanet sıçrıyor ak gerdanından.

her şey dağılıyor seninle şimdi.
ah! künhüne vardığım sırlarım bitti
yüzünle sınandım, senin yüzünle
yalnız tasan kaldı bana, hafifliğinden
bir su kenarında akan gözlerim.

ayrılık topluyor dudaklarından.

III.

derler ki imlası kırık kaderin
içinden geçermiş ferhatın kahrı
ya ben sana nasıl gelirim şirin
bulutun içinden rüzgar sesinden
ya ben sana nasıl gelirim ferhat
kalbimdeki ırmak sakinliğinden.

derler ki goncası açmaz bir aşkın
kapıları örtük olurmuş he mi?
mermere yazılan harfler kaybolur
yağmur düşer sızlanırmış karanfil
ben böyle bekliyorum yollarda, gülüm
imlası kırık kalbimle seni.

KAYNAKÇA: Işık, 597; A. Özer, “Bir Karaduygu’nun Mektupları”, Geniş Zamanlar, S. 3 (1991); M. Macit, “Sevdâya Kaftan Biçen Derviş: Cafer Turaç”, Dergâh, Ağustos 1997.

Paylaş