HAYATI

Şair. 1 Ocak 1956 günü Adana’ya bağlı Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. Şahika Sümer, Mehmet Önder müstear adları ile de yazdı. Münevver Hanım ile noter kâtibi Ali Güldal’ın oğlu. Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü’ndeki öğrenimini yarım bıraktı. 1974’ten itibaren çeşitli illerde devlet memurluğu yaptı. 1995’de emekliye ayrıldı. Türkiye Yazarlar Sendikası, BESAM, MESAM ve Edebiyatçılar Derneği üyesidir. 

Bülent Güldal’ın ilk şiiri Sesimiz dergisinde çıktı (1979). Şiir ve yazıları Dünya Kitap, Damar, Lacivert, Yeni Biçem, Akatalpa gibi dergilerde yayımlandı. “Sen Şimdi Düşlerde Aşkı Arar Gibisin” adlı şiirini Cemil Derelioğlu, “Aşkımızın Kıblesi” adlı şiirini Ferhat Tunç besteledi. 

ÖDÜLLERİ

  • 1987 Yeni Türkü Yayınları Şiir Ödülü (Başarı) 
  • 1998 İbrahim Yıldız Şiir Yarışması Ödülü 
  • 2000 Ali Rıza Ertan Şiir Yarışması (Başarı) Ödülü 
  • Yağmur Kuşunun Türküsü ile 2007 Ş. Avni Ölez Şiir Ödülü. 

ESERLERİ

Şiir:  

  • Dördüncü Cemre, Siirt, 1979 
  • Durgun Sis, Ank.: Yaba, 1984 
  • Sabaha Biriken, Ank.: Yaba, 1987 
  • Anası Okyanus, İst.: Gerçek Sanat, 1998 
  • Yağmur Kuşunun Türküsü, İzmir: İmbat, 2006. 

Yağmur Kuşunun Türküsü 

Her eve biraz Nazım verelim. Atlas bulutlarda harmanlanmış altın sarısından aşkın.Nasıl kafa tutulurmuş zehirli otlara, dip sularda nasıl yüzülürmüş anlaşılsın. 

Karadeniz’i verelim size. ‘Papa XII. Pie gibi önü açık yatar: Bir eski zaman orospusudur sanki. Sarkık memeli. Huysuz. Yatalak.’ İlhan Berk’in penceresinde yanlış öten bir kuşum Bilmem siz nasıl düşünürsünüz? 

‘Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma’. Söylemini getirdim kapınıza Özdemir Asaf’ın. Irmakları tersine akıtmak isteyenlere duyurulur. Kavgalar en az iki kişilikse aşk bire nasıl indirgenir? Sarmalda incecik birer lifiz unutuyorsunuz. 

‘Işıklarla oynamayın’ diyordu Hasan Hüseyin. Kurşun eritiyordu sağır kulaklara. Şarabını yudumlarken çevresinde pervaneydiniz. Ölümün eli değdi alnına. Arabesk dediniz. Gömütünde açan güller soruyor: Işıklar kararırken neredeydiniz? 

Küçük evlerin düşlerini isterseniz Behçet Necatigil verelim biraz. Karabiber, kafuru ya da fesleğen. Hırçın sevgilerinize serpersiniz. Hayatın kenar süsüdür yorgun yaşamak. Kimseleri ilgilendirmiyor küsmeleriniz. Anlaşılmak için daha çok beklersiniz. 

Sınıfta bırakılıp azarlandıkça başkaldıran doğunun hakkını verelim. Çılgınla mazlum arasına hakem olsun Ahmet Arif. Dicle’nin kıvrımlarından dinleyelim harami masallarını. Baldırıçıplak krallar utanır mı acaba? 

Yolcu yolun özgürlüğeyse kapını açık tut şair sözüne. Kartalın görkemine olduğu kadar yağmur kuşuna da pay ver aşkından. Ummana bakarken zerreyi anımsa. Sana ait değil mi başında dönen dünya? 

Her eve biraz şair verelim. Bir kurşun gibi ağır. ‘Üvercinka’ gibi ince. Trajedyalardan süzüp hayatı otur aşkın sofrasına. Verilenle eksildiğini anlayıp almaları öğreneceksin. Yolcu yolun özgürlüğe.. 

KAYNAKÇA: H. Yurttaş, “Bülent Güldal’ı Nasıl Bilirim”, Pencere, s. 43, Ocak-Şubat 2004. A. Günbaş, “Yağmur Kuşunun Türküsü”, Damar, s. 190, Ocak 2007. 

Paylaş