HAYATI

Roman yazarı. 27 Nisan 1977 günü İzmit’te dünyaya geldi. Terzi Gülşen Hanım ile memur Adil Müstecaplıoğlu’nun oğlu. Hukukçu ve siyasetçi Esat Adil Müstecaplıoğlu’nun (1904-1958) torunu. İstanbul Atatürk Fen Lisesi’ni bitirdi (1994). Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu (1999). Yapı ve Kredi Bankası, Çukurova Holding Medya Grubu ve Arkas Holding’in İnsan Kaynakları bölümünde çalıştı. İstanbul’da yaşıyor. 

İlk öyküsü (“Balık Avı”) Yaşasın Edebiyat dergisinde çıktı (Kasım 1998). Öyküleri ve yazıları Varlık, kitap-lık dergileriyle Radikal gazetesinde yayımlandı. Fantastik romanlarıyla tanındı. Kardeş Kanı Polonya’da yayımlandı.  

ÖDÜLLERİ

  • “Rüzgârın Yolculuğu” isimli öykü ile 1995 İstek Vakfı Mezunları İffet Esen Öykü Ödülü. 

ESERLERİ

Roman:  

  • Korkak ve Canavar, Perg Efsaneleri Serisi 1.Kitap, İst.: Metis, 2002 
  • Merderan’ın Sırrı Perg Efsaneleri Serisi 2.Kitap, İst.: Metis, 2002 
  • Bataklık Ülke, Perg Efsaneleri Serisi 3.Kitap, İst.: Metis, 2004 
  • Tanrıların Alfabesi, Perg Efsaneleri Serisi 4.Kitap, İst.: Metis, 2005 
  • Şakird, İst.: Metis, 2005 
  • Kardeş Kanı, İst.: Everest, 2007 
  • Bir Hayaldi Gerçekten Güzel, İst.: Profil, 2009 

Çocuk:  

  • Hodi Podi – Gökyüzündeki Ülke, İst.: İkarus, 2008 

ESER ÖRNEKLERİ

OSMANLI CADISI’NDAN

Geçmişe ait eşyalar toplamayı seviyorum.” dedi Kemal çok önemli değilmiş gibi. “O devirde insanların daha mutlu olduğuna inanıyorum. Muhtemelen öyle değildi,her çağın kendine özgü dertleri vardı, yine de bir zamanlar bizden daha mutlu insanların yaşadığını hayal etmek hoşuma gidiyor.” 

… 

Neşe’nin yüreğine bir bıçak battı. Sıradan insanların sıradan acıları… diye tekrarladı içinden. Karşısındaki kadın hayatı boyunca kimseyi yürekten sevmemiş olmalıydı, birini sevdiğin zaman kim olursa olsun senin için dünyanın merkezine dönüştüğünü, herkesten ve her şeyden özel olduğunu bilmiyordu. 

… 

Okyanus ve Kemal birbirlerine sevgiyle gülümserken, Murat, reklam hologramının görünüp kaybolduğu noktaya dalgın gözlerle bakıyordu. İşletim sisteminde tanımlayamadığı bir rahatsızlık hissediyordu. Şayet ölümsüzlük reklamda söylenildiği kadar önemliyse, kendisi bu açıdan şanslı sayılırdı, Okyanus’un onu bir çöplükte bulduktan sonra bozulmuş parçalarını değiştirip yepyeni bir bendenle hayata devam etmesini sağlaması gibi, eskiyen parçalarını yenileyerek var oluşunu sonsuza kadar sürdürebilirdi. Mevcut haliyle bile binlerce yıl yaşayabilirdi. Ama o Okyanusla Kemal’in birbirlerine bakarken gözlerine yerleşen sıcaklığı ve sevgiyi tadacağı bir anı sonsuzluğa yeğlerdi. Yaşamlarında bunca renk varken, kimi insanların sahip olduklarıyla bir türlü yetinememesi anlaşılması zor bir paradokstu. İşletim sistemine sıcak bastığını ve bunun yazılımı için tehlike oluşturacağını fark edince bu sorgulamayı sona erdirdi. Bazen bazı şeyleri sorgulamamak, hayata dayanabilmek için tek çareydi. 

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).

Paylaş