HAYATI

Divan şairi. 1543’te dünyaya geldi. 1628’de İstanbul’da yaşama veda etti. Kimi kaynaklarda Mahmud Hüdai’nin doğduğu yer Seferhisar, Sivrihisar ve Konya, Koçhisar olarak geçmektedir.

Öğrenimini İstanbul’da yapan Mahmut Hüdai, sonraki yıllarda Edirne’de Sultan Selim Medresesi’nde müderris yardımcılığında, Şam ve Mısır’da naiplik görevlerinde bulundu. Mısır’da bulunduğu dönemde halveti tarikatına girdi. 1573’te Bursa Ferhadiye Medresesi’ne naip olarak atandı. Gördüğü bir düş üzerine bayrami şeyhlerinden Üftade’ye bağlandığı söylenen Aziz Mahmut Hüdai, şeyhine üç yıl hizmet ettikten sonra hilafet verilerek Sivrihisar’a gönderilmiş, bir süre sonra da İstanbul’a gelerek önce Çamlıca’ya, sonra Rum Mehmet Paşa camisinin yanında bir odaya yerleşmiş, I. Ahmet’in düşünü yorması ise tanınmasına sebep olmuştur. Bir başka söylentiye göre ise Rumeli kazaskeri Sunullah’ın aracılığı ile 1594’te Fatih Camisi Cuma vaizliği görevine getirilmesi Aziz Mahmut Hüdai’nin tanınmasına yol açmıştır. Naima, şeyhülislamın şeyhi sevmediğini kaydetmişse de dönemin padişahı I. Ahmet’in Aziz Mahmut Hüdai’ye saygı gösterdiği bilinmektedir. Üsküdar’da Rüstem Paşa’nın kızı Ayşe Hatun tarafından yaptırılmış olan tekkesine geçince Fatih Camisi’ndeki görevini bırakan Hüdai, Üsküdar Mihrimah Sultan camisinde Perşembe vaizliği yapmış, Sultanahmet Camisi’nin vaizliğini istememiş, ancak her ramazan ayında Perşembe günleri burada vaaz vermeyi kabul etmiştir. Üç kez hacca gittiği bilinen Aziz Mahmut Hüdai’nin Mihrimah Sultan’ın kızı Ayşe Sultan’la da evlendiği söylenir.

Celvetiyye tarikatının kurucusu olan Aziz Mahmut Hüdai’nin Arapça, Farsça ve Türkçe olarak kaleme aldığı otuz yapıtı bulunmaktadır. Aruz ve hece ölçüleri ile şiirler yazmış, ilahilerinin nefeslerinin çoğu bestelenmiştir. Divan’ına eklenen notlardan ilahilerinin bazılarının kendisi tarafından bestelendiğini biliyoruz. Şiirlerinde, özellikle ilahilerinde Yunun Emre etkisi görülür. Hemen hemen tüm şiirleri tasavvufi olup, şiir sanatı açısından pek değerli değildir. Hatta bunlarda tasavvuf aşkını, coşkunluk ve taşkınlığını bile bulamayız. Ama tekkelerinde söylenen ve her Ramazan bayramı namazında okunan ilahilerini Aziz Mahmut Hüdai’nin çağlar boyu yaşamasında sebep olmuştur.

ESERLERİ
  • Nefâis-ül-Mecâlis,
  • Tecelliyât,
  • Dîvân-ı İlâhiyât,
  • Habbet-ül-Muhabbe,
  • Necât-ül-Garîk,
  • Tarîkatnâme,
  • Tezâkir-i Hüdâyî,
  • Ahvâl-ün- Nebiyy-il-Muhtâr Aleyhi Salevâtullah-il-Melik-i-Cebbâr,
  • Câmi-ul-Fadâil ve Kâmi-ur-Rezâil,
  • Feth-ul-Bâb ve Ref-ul-Hicâb,
  • El-Feth-ül-İlâhî,
  • Hâşiyet-ül-Kühistânî fî Şerh-il-Fıkh-ı Keydanî,
  • Hayât-ül-Ervâh ve Necât-ül-Eşbâh,
  • Tarîkat-ı Muhammediyye,
  • Vâkıât,
  • Şerhun alel- Kasîdet-il Vitriyye fî Medhi Hayr-il-Beriyye,
  • Mensûr Mevlîd-i Nebî
ESER ÖRNEKLERİ

ŞİİRLERİ

I

İbadun daima işi
Kusur u sehv ü zilletdür
Senin ihsanına layık
Efendi fazl u rahmetdür

Cihanı var iden sensin
Yoğı izhar iden sensin
Senin her san’ına ya Rab
Bakılsa özge hükmetdür

Hüdaya bir avuç hakin
Sana layık nesi olsa
Anı tekmil iden ancak
Yine senden inayetdür

Rasul’ün sünnet’in tutmak
Hakikat yolına gitmek
Cenab-ı hazret’e yitmek
Ne devlet ne saadetdür

Hüdayi’ye hidayet it
Senünle ta seni bula
Her işde asl olan ya Rab
Çok tevfik ü hidayetdür

II

Kulların oda yakma
Kerem eyle ya Mevla
Eksiklerine bakma
Kerem eyle ya Mevla

Birer eksikli kuldur
İhsanın ile doldur
Senin rahmetin boldur
Kerem eyle ya Mevla

Tutalım kul leimdir
Efendisi kerimdir
Adın rahman rahimdir
Kerem eyle ya Mevla

Yoluna tevfik eyle
Fazlını refik eyle
Rahmete garik eyle
Kerem eyle ya Mevla

Halimize a’lemsin
Afv edersin ekremsin
Anamızdan erhamsın
Kerem eyle ya Mevla

Çünkü insan eyledin
Ehl-i iman eyledin
Bunca ihsan eyledin
Kerem eyle ya Mevla

İhsanını tesnim et
Gufranını ta’mim et
Yollarını ta’lim et
Kerem eyle ya Mevla

Dertli aşıklar için
Yolda sadıklar için
Bağrı yanıklar için
Kerem eyle ya Mevla

Kutb-ı evliya için
Sadr-ı asfiya için
Fahr-ı enbiya için
Kerem eyle ya Mevla

Daim sebatın için
Bunca sıfatın için
Şol güzel zatın için
Kerem eyle ya Mevla

Hüdayi’ye ihsan et
Rahmet ile gufran et
Her işini asan et
Kerem eyle ya Mevla

III

Olmıyacak senden ata kul neylesin ya Rabbena
Daim işi sehv ü hata kul neylesin ya Rabbena

İster seni can bülbülü lakin irişmez akl eli
Ger açıvermezsen yolu kul neylesin ya Rabbena

Kimi gamda kim rahatdedir alem buna hayrettedir
Hep kabza-i kudrettedir kul neylesin ya Rabbena

Kim ki ezel dedi “bela” andan ırağ oldu bela
“Allahü yef’al ma yeşa” kul neylesin ya Rabbena

Hak anlamak merd işidir sığmaz akla merd işidir
Çün sani-i ferd işidir kul neylesin ya Rabbena

Uçsa kafesten andelib koma Hüdayi’yi garib
Et gülşen-i vaslın nasib kul neylesin ya Rabbena

IV

Gider şekk ü inkarı
Tevhide gel tevhide
Muhkem eyle ikrarı
Tevhide gel tevhide

Koyup kuru taklidi
Candan eyle tevhidi
Bulmağa her ümidi
Tevhide gel tevhide

Surete tapma sakın
Ma’na yüzüne bakın
Olmağa Hakk’a yakın
Tevhide gel tevhide

Sakın nefse inanma
Kendini bildim sanma
Şirk ateşine yanma
Tevhide gel tevhide

Olmaz sevdalardan geç
Mevti anar mısın hiç
Yolcu gider kalma geç
Tevhide gel tevhide

İster isen doğru yol
Bir efendiye kul ol
Bu kesrette vahdet bul
Tevhide gel tevhide

Olmasın nefsin hail
Baki mülke ol vasıl
Geç faniden ey gafil
Tevhide gel tevhide

Terk edip kibr ü kini
İhya edegör dini
İste Hakk’ı yakını
Tevhide gel tevhide

Hak yolunu ararsan
Şirk asarın sürürsen
Hüdayi’ye sorarsın
Tevhide gel tevhide

V

Diller aceb hayran olur
Esrar-ı zikrullah ile
Yollar beğim asan olur
Asar-ı zikrullah ile

Nefsin hevasından kesil
Zikr eyle Hakk’ı muttasıl
Saykallanır mir’at-i dil
Tekrar-ı zikrullah ile

Ger ister isen kurb-ı Hak
El ehl-i irfandan sebak
Geldi zuhura her varak
Eşcar-ı zikrullah ile

Ref’ olsa zulmani hicab
Dilden giderdi ızdırab
Yap yap gönül kasrını yap
Mi’mar-ı zikrullah ile

Zikri bulup habl-i metin
Muhkem tutar ehl-i yakin
Daim eder i’la-yı din
İzhar-ı zikrullah ile

İsterse ger kalbin safa
Zikr eyle Hakk’ı daima
Bimar olan bulur şifa
Timar-ı zikrullah ile

Dilden kederler dur olur
Mahzun olan mesrur olur
Zulmet Hüdayi nur olur
Envar-ı zikrullah ile

VI

Zulmet konağın geçegör
Envar-ı zikrullah ile
Ab-ı hayatı içegör
Enhar-ı zikrullah ile

Ağyarı sürmek kasdın et
Maksuda ermek kasdın et
Mahbubu görmek kasdın et
Her bar-ı zikrullah ile

Derdin devaya erişe
Kalbin safaya erişe
Lütf u ataya erişe
İşar-ı zikrullah ile

Galib olup zikr-i Huda
Gitsin nazardan masiva
Ratbü’l-lisan ol daima
Güftar-ı zikrullah ile

Sadık ola ger aşk eri
Olur hakikat mazharı
Nusret bulur din askeri
Serdar-ı zikrullah ile

Zikr eyle mezkure eriş
Geç huriden nura eriş
Bir kenz-i mesture eriş
İzhar-ı zikrullah ile

Kim ki ola sıdk ile kul
Mevla’sını unutmaz ol
Bulur Hüdayi Hakk’a yol
İksar-ı zikrullah ile

VII

Mevlam senin aşıkların
Devran ederler hu ile
Yolundaki sadıkların
Cevlan ederler hu ile

Aşkın şarabından içip
Fani alayıktan geçip
Vaslın hevasından uçup
Seyran ederler hu ile

Arzulayıp dost illerin
Kokmağa ma’na güllerin
Açıp muhabbet yolların
Meydan ederler hu ile

Durmaz dönerler felekler
Arz edip Hakk’a dilekler
Arşın etrafın melekler
Cevlan ederler hu ile

Bülbül gibi aşk bağına
Kim düşe şevk ırmağına
Derd ü muhabbet dağına
Derman ederler hu ile

Gör bülbülün sevdasını
Gül şevkine gavgasını
Açıp gönüller pasını
Handan ederler hu ile

Güller tutar elde varak
Bülbüller okurlar sebak
Her şeyde görüp nur-ı Hak
İz’an ederler hu ile

Bunca meratib geçmeğe
Dost illerine uçmağı
Hakk’a erip raz açmağı
Asan ederler hu ile

Hurşide iletip zerreyi
Bedr-i tamama lem’ayı
Deryaya salıp katreyi
Umman ederler hu ile

Gayre Hüdayi meyli kes
Mevla yeter baki heves
Zikrini Hakk’ın her nefes
İ’lan ederler hu ile

KAYNAKÇA: H. Kâmil Yılmaz, Azîz Mahmûd Hüdâyî ve Celvetiyye Tarikatı, İstanbul 1982, Ziver Tezeren, Seyyid Aziz Mahmûd Hüdâyî, İstanbul 1984.

Paylaş