HAYATI

XVIII. yüzyıl saz şairlerinden. Aşık Ali’nin hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip değiliz. 1714’te başı kesilerek öldürülen Şam Valisi Nasuh Paşa için yazdığı ağıttın yaşadığı yüzyılı öğrenebiliyoruz. Ele geçen bu eserinden Aşık Ali’nin de diğer saz şairleri gibi ince duyuşlu ve sevgisi derin bir halk şairi olduğu meydana çıkıyor. Aşık Ali’nin eserlerinde kullandığı dilden iyi bir eğitimden geçtiği ve divan edebiyatına da az da olsa ilgisi olduğu anlaşılıyor. Kayıtlarda Aşık Ali’nin şiirlerine fazla rastlanmadığı için sanatı hakkında ayrıntılı bilgi vermek pek de mümkün değildir. Elimizdeki az sayıdaki örnekten yola çıkılarak şairin sade bir dile sahip olduğu söylenebilir.

ESER ÖRNEKLERİ
KOŞMALAR

KOŞMA I

Elveda sultanım gayrı gider oldum
Mübarek hatırın uruşan olsun
Bir sadık kulunum dua ederim
Günbegün devletin alişan olsun

İkrarından dönmez mert oğlu mertler
Yanar yüreğimde aşk ile odlar
Tig’i gamzesile ettiğim dertler
Çekeyim sinemde bir nişan olsun

Gayrı ilinize varıp neyleyim
Vefasız dilberi sevip neyleyim
Şimden sonra terk-i diyar eyleyim
Harım gözüne gülistan olsun

Ali’m eydür ilinize varayım
Varup seni yadlar ile görmeyim
Ahdim olsun bir dahi yar sevmeyim
Bu işler bana pür-nişan olsun

KOŞMA II

Her taraftan ferman oldu üstüne
Başına bir çare bul Osmanoğlu
Tam dört vezir tayin oldu üstüne
Kırk bin asker ile bil Osmanoğlu

Aşkar atla yorgun cenge varılmaz
Hatt-ı hümayuna karşı durulmaz
Hasmın galip bunda dava sürülmez
Mahşerde mürafa ol Osmanoğlu

Musahhar eyledin vermiş hidayet
Bunca yıldır geldim selamet
Sancağ-ı Resul’e yüz sür dua et
Bir dahi bulmasın il Osmanoğlu

Alem nefir-i am çıkılmaz başa
Şanın senin inkar olunmaz haşa
Bilesin yalınız bir Nasuh Paşa
Döğüşe döğüşe öl Osmanoğlu

Der ki Ali’m sana hezar aferin
Bin yüz yirmi altıda kesildi serin
Cennette bir uçmak olmadı yerin
Beka çöllerinde kal Osmanoğlu

KAYNAKÇA: Köprülü, M. Fuad (2004). Saz Şairleri I-V. Ankara: Akçağ Yay, Öztelli, Cahit (1955). Halk Şiiri: XVIII. Yüzyıl. İstanbul: Varlık Yay, Ülkütaşır, M. Şakir (1934). “Nasuh Paşa Destanı”. Çığır Mecmuası. 11: 209-212.

 

Paylaş