HAYATI

Şair. 1958’de Ankara’da dünyaya geldi. 4 Ağustos 2013’te Ankara’da yaşama veda etti. Ertesi günü, cenazesi Ankara Maltepe Camii’nde kılınan öğle namazına müteakip Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. Asıl adı Erhan Bozkurt’tur.

Ahmet Erhan, çalışarak okumak zorunda kaldığı için Ankara’da bir akşam lisesinde ilk ve orta öğrenimini tamamladı. Daha sonra Gazi Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğrenim görmeye başladı. Buradan 1984’te mezun oldu. Uzun yıllar Ankara’da yaşadı ve çeşitli okullarda öğretmen olarak çalıştı. Adana Demirspor’da futbol oynadı, ağır bir sakatlık geçirince şiir yazmaya başladı.

1975’te Militan dergisinde yayımlanan ilk şiiri ile dikkat çeken Ahmet Erhan’ın daha sonra şiirleri Doğrultu, Dönemeç, Türk Dili, Sanat Emeği, Yusufçuk, Gösteri, Milliyet Sanat, Varlık ve Öküz gibi pek çok dergide yer aldı. Adnan Binyazar ve Bilgin Adalı tarafından “toplumsal sorunların yarattığı etkileri kendi gerçeği ile birlikte yansıtarak geniş bir şiir dünyası kurduğu” kabul edildi. Şiirlerinde rastlanan yaşamla ölüm arasındaki gelgitli an, alkol, deniz, yalnızlık gibi izlekler öykü kitabı Köpek Yılları’nda da görüldü.

Muzaffer Buyrukçu’nun “biraz içe dönük” diye nitelediği Ahmet Erhan’ın şiiri, “yitik bir kuşağın boğuntularına, mutluluk arayışına şiirin olanakları içinde bir karşılık” olarak değerlendirildi. İlk kitabı Alacakaranlıktaki Ülke’de anlatımcı bir şair kimliğiyle, karamsar ve lirik sesiyle öne çıktı; şiir çizgisinde büyük kırılmalar, değişiklikler gerçekleştirmedi. A. Ada’ya göre, egemen söyleme sürekli muhalif olan Erhan’ın şiiri “Akdenizlilikten gelen yaşama sevinci, umut, umutsuzluk, ölüm temalarıyla kurduğu ilişki çevresinde, döne dolaşa bir içtenliğe, bir tazeliğe büründü.” Yine A. Ada’ya göre Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi’nde ironi dozu artmış, direnç ve başkaldırı hırçın bir biçime büründü.

Halim Şafak ise şair hakkında “Ahmet Erhan’ın ilk şiir kitabı Alacakaranlıktaki Ülke 1981 yılında yayımlandı. Orada ağırlıklı olarak 70’li yılların ikinci yarısının ve 1980’lerin toplumsalının Ahmet Erhan’ın kişisel dünyasındaki yansımalarını görürüz. Erhan, Ölüm Nedeni Bilinmiyor’a kadarki şiirlerinde hep belirtmeye çalıştığımız çarpışmanın içindedir. Farklı algı, yorum ve anlamlandırmaları geçmişini bozmasını sağlar. Buradaki bozma sadece kişiselliğiyle sınırlanmış değildir. Tersine dönemin toplumsal hayatı da Erhan’ın kişisel hayatı içinde bozuma uğrar” değerlendirmesini yaptı.

Ahmet Erhan, Alacakaranlıktaki Ülke ile 1981’de Behçet Necatigil Şiir Ödülünün, Deniz, Unutma Adını ile 1992’de Yunus Nadi Şiir Ödülünün, Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi ile 1998’de Cemal Süreya Şiir Ödülünün ve Halil Kocagöz Şiir Ödülünün sahibi oldu. Erhan ayrıca, Kaybolmuş Bir Köpek İlanı ile 2004’te Yunus Nadi Şiir Ödülüne, 2006’da Diyonisos Şiir Ödülü; Şehirde Bir Yılkı Atı ile 2006’da Behçet Aysan Şiir Ödülüne ve Sahibinden Satılık ile 2008’de Melih Cevdet Şiir Ödülüne layık görüldü.

ESERLERİ

Şiir:

  • Akdeniz Lirikleri, 1980
  • Alacakaranlıktaki Ülke, Ank.: Yeni Türkü, 1981
  • Yaşamın Ufuk Çizgisi, Ank.: Lir, 1982
  • Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin, 1984
  • Sevda Şiirleri, 1984; Zeytin Ağacı, 1984
  • Kuş Kanadı Kalem Olsa, (toplu şiirleri) 1984
  • Ölüm Nedeni Bilinmiyor, İst.: Can, 1988
  • Deniz, Unutma Adını, Ank.: Bilgi, 1992
  • Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi, Ank.: Bilgi, 1997
  • Resimli “Ahmetler” Tarihi, Ank.: Bilgi, 2001
  • Bugün de Ölmedim Anne: Toplu Şiirler 1, İst.: Everest, 2001
  • Ne Balık Ne de Kuş, İst.: Everest, 2002
  • Kaybolmuş Bir Köpek İlanı, İst.: Everest, 2003
  • Şehirde Bir Yılkı Atı, İst.: Everest, 2005
  • Buz Üstünde Yürür Gibi (Seçme Şiirler 1976 – 2006), İst.: Everest, 2006
  • Sahibinden Satılık, İst.: Everest, 2008.

Öykü:

  • Köpek Yılları, Ank.: Bilgi, 1998.

Deneme:

  • Ankara-İstanbul Karatreni, İst.: Everest, 2001.
ESER ÖRNEKLERİ

BİR GÜN BÜTÜN AYNALARI

Yüzü gitgide suya dönüşen kadınım
Bir iğne, bir iplik kaldık şu dünyada
Ancak birbiriyle bütünlenebilen…
Düşün ki senin bütün adlarını söylesem
Doğa ayaklanır, koşarak gelir yanıma
Yüzü gitgide suya dönüşen kadınım
Benzerdik birbirine bakan iki aynaya

Yaşamak güzel, yaşamak güzel, yaşamak
Artıları, eksileri yitirsek de boyuna
Kör bir noktada durup ardımıza baksak
Sularda pul pul, toprakta tel tel
Çözülüp dağılsak ve ömür desek buna
Al yarısını, öbür yarısı bende kalsın
Öleceğin günü bana önceden haber ver
İçimdeki, dışımdaki saatleri kurdum
Yelkovanı kovalayan akrep gibi kaldım burada

Yüzü gitgide suya dönüşen kadınım
Bir gün bütün aynaları kırarsam şaşırma
Ben aklımı yitirdim, yüreğimi buldum

KAYNAKÇA: Necatigil, İsimler, 149-150; Kurdakul, Sözlük, 244; A. Ada, Virgül, “Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi”, S. 8 (Mayıs 1998), s. 58,  İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998) – Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Encyclopedia of Turkish Authors (2005) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007, 2009) –  Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Fomous People (2013)

 

Paylaş