HAYATI

25 Aralık 1908’de Üsküp’te dünyaya geldi. 15 Mart 1981’de İstanbul’da hayatını kaybetti. Bazı eserlerinde Muammer Nadi ve Muzaffer Reşit imzalarını kullandı. Nigar Hanım ile memur Nabi Bey’in oğludur. İlkokulu Balkan Savaşı sebebi ile annesiyle birlikte geldiği Kadıköy’deki Osman Gazi İlkokulu’nda okudu. Daha sonra Üsküp’e döndü ve öğrenimini Üsküp Fransız Okulu’nda sürdürdü. 1924 yılında ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşti. 1929’da Galatasaray Lisesi’nin Ticaret ve Bankacılık Bölümü’nü bitirdi. 1929-1933 yılları arasında Ziraat ve Merkez bankalarında çalıştı. Hakimiyet-i Milliye’de bir süre gazetecilik yaptıktan sonra Türk Dil Kurumu ve MEB Tercüme Bürosu’nda çevirmen olarak görev yaptı. 15 Temmuz 1933 tarihinden itibaren Ankara’da Varlık dergisini yayımlamaya başladı. 1946’da dergiyi İstanbul’a taşıdı ve Varlık Yayınevi’ni kurdu. Sadece çağdaş dünya edebiyatı örneklerine yer veren Cep Dergisi’ni ve Varlık Yıllığı’nı çıkardı. PEN Yazarlar Derneği’nin başkanlığını yönetti. Evli ve iki çocuk babası olan Yaşar Nabi Nayır, geçirdiği mide kanaması sonucu kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi’nde hayatını kaybetti. 1982 yılından bu yana Varlık dergisi tarafından anısına Yaşar Nabi Nayır Edebiyat Ödülü verilmektedir.

Yaşar Nabi’nin ilk şiiri 1926 yılında Servet-i Fünun’da çıktı. Yusuf Ziya Ortaç tarafından kurulan Meşale, Yeni Kitap, Hayat, Muhit, Ülkü, Çığır ve Varlık dergilerinde yayımladığı şiir, deneme ve çevirileriyle tanındı. Altı arkadaşı ile birlikte (Ziya Osman, Cevdet Kudret, Sabri Esat, Muammer Lütfi, Vasfi Mahir ve Kenan Hulusi) bir edebiyat topluluğu oluşturarak Yedi Meşale adlı ortak bir şiir kitabını 1928’de yayımladı. Fransız sembolizminin etkisi altındaki bu şiirlerde, kuşağın diğer şairlerinde olduğu gibi, ağırlıklı olarak bireysel duygulanım ve izlenimlere yer verdi. Kahramanlar ve Onar Mısra adlı kitaplarından sonra şiirden uzaklaşarak önce roman, öykü ve oyun, daha sonra inceleme ve araştırma türünde ürünlerle düzyazıya yöneldi.

Yaşar Nabi Nayır, Türk edebiyatında daha çok dergici ve yayımcı kimliği ile ön plana çıkar. 1933 yılından bu yana aralıksız yayımladığı Varlık dergisi Türk edebiyatında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. “Garip Şiiri” ve “Köy Edebiyatı”na tanıklık etmiş olmanın yanı sıra sayfalarında yürütülen tartışmalarla da uzun bir dönem Türk edebiyatına yön veren dergi, bugün Türk edebiyatının önde gelen birçok şairin ilk ürünlerine yer vermiştir. Gerek Varlık dergisi, gerekse Varlık Yayınevi’nde yayımladığı bini aşkın kitapta çağdaş Türk edebiyatının ve kültür yaşamının gelişimine önemli katkılar sağlayan Yaşar Nabi Nayır, birçok şair, yazar ve çevirmen yetişmesine önemli katkı sağlamıştır.

ÖDÜLLER
  • 1979 yılında Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’ne layık görülmüştür.
ESERLERİ

Şiir:

  • Yedi Meşale, (ortak kitap) İst.: Ahmet Halit, 1928
  • Kahramanlar, İst.: Ahmet Halit, 1929
  • Onar Mısra, İst.: Ahmet Halit, 1932
  • Kahramanlar, (Onar Mısra ve Mesafeler’le birlikte) İst.: Varlık, 1970

Roman:

  • Bir Kadın Söylüyor, (büyük hikâye) İst.: Ahmet Halit Kitabevi, 1931
  • Âdem ve Havva, İst.: Ahmet Halit, 1932

Öykü:

  • Bu da Bir Hikâyedir, Ank.: Ulus B., 1935
  • Sevi Çıkmazı, 1935

Oyun:

  • Mete, (manzum) İst.: Ahmet Halit, 1933
  • İnkılâp Çocukları, (manzum) İst.: Hakimiyeti Milliye Mtb., 1933
  • Beş Devir, (manzum) Ank.: Varlık, 1933
  • Köyün Namusu, Ank.: Varlık, 1933
  • Radyofonik Öyküler, (radyo oyunları) İst.: Varlık, 1979

Çocuk Kitabı:

  • Kahraman İzciler, (M. Reşit imzasıyla) İst.: Varlık, 194

Sözlük:

  • Kılavuz Sözlük/Osmanlıca-Türkçe, Türkçe-Osmanlıca, İst.: Varlık, 1961

Makale-İnceleme:

  • Balkanlar ve Türklük, Ank.: Ulus B., 1936
  • Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri, İst.: Kanaat, 1937
  • Nereye Gidiyoruz, İst.: Varlık, 1948
  • Yıllar Boyunca (Edebiyatımız Üzerine Düşünceler), İst.: Varlık, 1959
  • Atatürkçülük Nedir, İst.: Varlık, 1963
  • Atatürk Yolu, İst.: Varlık, 1966
  • Yıllar Boyunca Edebiyat Dünyamız, İst.: Varlık, 1971
  • Yıllar Boyunca Değişen Dünyamız: Balkanlar ve Türklük, İst.: Varlık, 1973
  • Çağımıza Ters Düşenler, İst.: Varlık, 1975

Biyografi:

  • Ahmet Haşim, İst.: Varlık, 1952
  • Ömer Seyfettin, İst.: Varlık, 1952
  • Tevfik Fikret, İst.: Varlık, 1952
  • Homeros, İst.: Varlık, 1953
  • Molière, İst.: Varlık, 1953

Derleme:

  • Genç Neslin En Güzel Hikâyeleri, İst.: Kanaat, 1937
  • Dünyanın En Güzel Hikâyeleri, İst.: Varlık, 1947
  • Türk Yenilik Şiiri Antolojisi, (Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar) İst.: Varlık, 1947
  • Dünyanın En Güzel Büyük Hikâyeleri, İst.: Varlık, 1948
  • Yeni Türk Hikâyeleri I, İst.: Varlık, 1948
  • Dünyanın En Güzel Fıkraları, (M. Reşit imzasıyla) İst.: Varlık, 1949
  • En Güzel Türk Fıkraları, İst.: Varlık, 1949
  • Seçme Yazılar, İst.: Varlık, 1949
  • Fransız Hikâyeleri Antolojisi, İst.: Varlık, 1949
  • Yeni Şiirler 1949, İst.: Varlık, 1949
  • Yeni Hikâyeler 1949, İst.: Varlık, 1949
  • Yeni Şiirler 1950, İst.: Varlık, 1950
  • Yeni Hikâyeler 1950, İst.: Varlık, 1950
  • Atatürk Şiirleri Antolojisi, (M. Reşit) İst.: Varlık, 1950
  • Türk Nesir Antolojisi, (M. Reşit imzasıyla) İst.: Varlık, 1952
  • En Güzel Türk Hikâyeleri, İst.: Varlık, 1954
  • Vatan Şiirleri Antolojisi, İst.: Varlık, 1954
  • Seçilmiş Çocuk Şiirleri, İst.: Varlık, 1958
  • Divan Şiiri Antolojisi, (M. Reşit imzasıyla, N. Ocaklı ile) İst.: Varlık, 1958
  • Başlangıcından Bugüne Türk Hikâye Antolojisi, (M. Baydar, M. S. Arısoy ile) İst.: Varlık, 1967
  • Başlangıcından Bugüne Türk Şiiri, İst.: Varlık, 1968
  • Macar Hikâyeleri Antolojisi, İst.: Varlık, 1970
  • Atatürk Diyor ki, İst.: Varlık, 1970
  • Dost Mektuplar, İst.: Varlık, 1972
  • Günümüz Dünya Hikâyeleri, İst.: Varlık, 1976
  • Günümüz Dünya Şiiri, İst.: Varlık, 1977
  • Günümüz Türk Hikâyeleri, İst.: Varlık, 1977
  • Tanzimattan Günümüze Türk Hikâye Antolojisi, (K. Ertop ile) İst.: Varlık, 1982

Çeviri:

  • Monna Vanna (M. Maeterlinck), İst.: Büyük Kitaplar, 1930
  • Odise (Homeros), İst.: Büyük Kitaplar, 1931
  • Kolonel Şaber (Balzac), İst.: Kanaat, 1938 (Albay Chabert, Ank.: MEB, 1944)
  • Kira Kiralina (P. Istrati), İst.: Remzi, 1939
  • Angel Dayı (P. Istrati), İst.: Remzi, 1940
  • Bir Zamane Çocuğunun İtirafları (A. de Musset), İst.: Remzi, 1941
  • Akdeniz (P. Istrati), İst.: Remzi, 1942
  • Baragan’ın Dikenleri (P. Istrati), İst.: Remzi, 1943
  • Hikâyeler (A. de Musset), Ank.: MEB, 1943
  • Özdeyişler (La Rochefoucauld), Ank.: MEB, 1943
  • Colomba (P. Mérimée), Ank.: MEB, 1944
  • Âfaktaki Ruhlar (P. Mérimée), Ank.: MEB, 1944
  • Ummadık Taş Baş Yarar (A. de Musset), Ank.: MEB, 1944
  • Cormosine (A. de Musset), Ank.: MEB, 1944
  • Carmen (P. Mérimée), Ank.: MEB, 1945
  • Cimri (Molière), Ank.: MEB, 1945
  • Ariane’la Mavi Sakal (M. Maeterlinck), Ank.: MEB, 1945
  • Hikâyeler (P. Mérimée), Ank.: MEB, 1945
  • Minka Abla (P. Istrati), İst.: Remzi, 1945
  • Mezar Ötesinden Hatıralar (Chateaubriand), Ank.: MEB, 1946
  • Zadig ve Başka Hikâyeler (Voltaire), Ank.: MEB, 1946
  • İsviçreli Robenson (J. R. Wyss), İst.: Varlık, 1946
  • İradesiz Adam, Noel Ağacı ve Düğün (Dostoyevski; E. Güney ile), Ank.: MEB, 1946
  • Kodin (P. Istrati), İst.: Varlık, 1946
  • Münasebetsizler (Molière), Ank.: MEB, 1946
  • Yalnız Değiliz (J. Hilton), İst.: Varlık, 1948
  • Sokak Kızı (P. Istrati), İst.: Varlık, 1948
  • Arkadaş Mihail (P. Istrati), İst.: Varlık, 1949
  • Hayat Yollarında (P. Istrati), İst.: Varlık, 1950
  • Sönmüş Hayaller (Balzac), 2 c., Ank.: MEB, 1949, 1951
  • Din Ticareti (E. Caldwell), İst.: Varlık, 1950
  • Can Pazarı (C. Malaparte), İst.: Varlık, 1950
  • Bir Garip Adam (E. Caldwell), İst.: Varlık, 1951
  • Mesut Olmak Sanatı (Alain), İst.: Varlık, 1951
  • Uşak (P. Istrati), İst.: Varlık, 1951
  • Temmuz Vakası (E. Caldwell), İst.: Varlık, 1951
  • İş Bulma İdarehanesi (P. Istrati), İst.: Varlık, 1952
  • Cennet Çayırları (J. Steinbeck), İst.: Varlık, 1952
  • Aldatan Işık (P. Istrati), İst.: Varlık, 1952
  • Roman Sanatı (K. Haedens), İst.: Varlık, 1953
  • Pinokyo (C. Collodi), İst.: Varlık, 1953
  • Perlmutter Ailesi (P. Istrati), İst.: Varlık, 1953
  • Beyaz Geceler ve Bir Yufka Yürekli (Dostoyevski; N. Y. Taluy ile), İst.: Varlık, 1953
  • Üçüncü Adam (G. Green), İst.: Varlık, 1953
  • Sünger Avcısı (P. Istrati), İst.: Varlık, 1953
  • Andersen Masalları (H. C. Andersen; T. Yücel ile), İst.: Varlık, 1954
  • Define Adası (R. L. Stevenson), İst.: Varlık, 1956
  • Bir Garip Zenci (E. Caldwell), İst.: Varlık, 1975
ESER ÖRNEKLERİ
ADEM VE HAVVA*

…bazen dayanamaz ve haykırırdı.

-Sıkılıyorum, Cahit, bilmezsin ne kadar sıkılıyorum. Bütün bu insanlar, bu inandığımız gülünç komedya bütün bu muhit beni sıkıyor.

Doğru söylediğim zaman yüzüme şüpheyle bakan, yalanlarıma inanan insanlar beni sinirlendiriyor.

Fakat düşünüyorum ve sıkılmayacak bir muhit tahayyül etmek istiyorum, muvaffak olamıyorum.

Onun da ıstırabı belki bu sıkıntıydı.

Her şeyden sıkılıyordu. Bugün hoşuna giden şey ihtimal ertesi gün ona tahammül edilmez bir yük oluyordu. Bütün ömrünce dünyayı yaya dolaşmaya mahkum olan serseri Yahudi gibi o da belki bütün ömrünce kalplerde seyahate mahkumdu. Bu arzuya karşı koyamıyordu.

Fakat ne yazık ki tesadüf benim gibi bütün ömrünü bir tek şeye bağlamak ihtiyacında olan birini onun karşısına çıkarmıştı ve benim için bu bir tek şey Deniz olmuştu. Bu, ne onun, ne de benim kabahatimizdi. Yalnız tesadüf, kör tesadüf mücrimdi. Fakat onu maruz görmek, kabahatlerini affetmek için şuurumun ve mantığımın sarf ettiği bütün gayretlere rağmen hislerim ve asabım affetmiyordu. Köşkte herkes mustaripti, herkes bedbahttı. Talihin bir araya cem ettiği bu terkibi, imtizacı imkansız insanların hepsi imtizaçsızlıktan azapta idi. Ve herkes köşkün üzerine bir dağ gibi devrilmiş ve herkes tarafından bilinen fakat söylenmeyen müthiş sırrın yükü altında eziliyordu. Ve yine herkes bu herkese malum olan sırrın bir gün sır olmaktan çıkmasından korkuyor gibiydi.

(Cahit’ten mektup almıştır ve düşünmektedir)

… Cahit, kalbini çatlatacak bir heyecanla takip ettiği satırla bitince, beynine hücum eden birçok fikirlerin tesiri ile ağırlaşan kafasının içinde bir ihtilal başladığını hissetti.

Mektubu yeniden okumaya başladı. Satırlar gözlerinin önünde uçuyor, ona o zamana kadar bildiğini zannettiği bir dünyayı bambaşka bir adese arkasından gösteriyor, mazisine, son iki senelik mazisine ait hatıraların zihninde yeniden geçit yaptığını görüyordu. Fakat bu defa aynı hatıralar bambaşka şekillere bürünmüştü.

Demek ki dünyanın en fena kalbi, en insafsız kadını olarak tanıdığı Deniz bir melek kadar masumdu. Nasıl olmuştu da bu kadar yanılmıştı. Bir insanın bu derece yanılmasına imkan var mıydı? Son hatıraları arasında zihnine takılan ve fena bir tesadüf eseri ile başka bir mana vermiş olduğun hadiseleri düşünürken bu kadar me’şum tesadüflerin böyle birbirini ardına sıralanmasına, tesadüfün bu korkunç ihanetine hayret ediyordu.

Sonra bir şüphe, kızıl bir şüphe beyninin içinde yeniden belirdi: ya bütün yazdıkları da yalansa, ya yine kurnazca bir planla sönmekte olduğunu tevehhüm ettiği ateşi yeniden tutuşturmak için şeytanca hileye müracaat ettiyse..

Neden bulunduğu yeri bildirmemişti? Bahsettiği şehir ne olabilirdi? İhtimal sadece muhayyel bir kasabaydı ve hakikati halde o, ihtimal yine dedikleri gibi İtalya’da idi.

Veyahut beraber gittiği mühendis onu terk etmişti de şimdi İstanbul’da bulunuyor ve bir hile ile kendisine tekrar yanaşmak istiyordu. Denize itimat caiz miydi?

Lakin tekrar gözden geçirdiği satırlarda ne kuvvetli bir samimiyet ifadesi, ne kadar içten gelen bir itiraf kokusu duyuyordu.

Eğer Deniz’in izini bulmaya, dimağını işgal eden muammanın düğümünü çözmeye, hakikati öğrenmeye muvaffak olmazsa, anlıyordu ki, kendisi için yeni bir üzüntü memba olacaktı: şüphe ve kararsızlık. İki ihtimal arasında tereddüt etmek, hakikatin nerede olduğunu bilmemek en büyük azaptı. Şimdiye kadar hiç olmazsa tereddüt etmiyordu. Deniz’in masum ve günahsız olduğunu hatırına bile getirmemişti. Fakat bu mektubun, dimağında onun lehine uyandırdığı şüpheyi ezmeye, yine eski kanaatini olduğu gibi muhafazaya da muktedir olamıyordu. Bu kanaati sarsılmış fakat yerine bir yenisini edinememişti.

(*Yaşar Nabi, Adem ve Havva romanında, Avukat Cahit ile Deniz’i konuşturur. Avukat Cahit öteden beri sevdiği Deniz’den ayrılmamak için Deniz’in vardığı mütekait bir paşanın yetişmiş kızı ile evlenmeye bile göze almıştır. Ve karakterlerin hepsi bir köşk içinde yaşamaktadır.)

KAYNAKÇA: Yazar, 455-470; Necatigil, İsimler, 165-266; Nebioğlu, 450; Acaroğlu, 191-194; Seyda, 350-362; Karaalioğlu, 382-383; Kurdakul, Sözlük, 440; Özkırımlı, TEA, III, 892-893; “Nayır, Yaşar Nabi”, TDEA, VI, 534-535; D. Hızlan, “Yaşar Nabi Nayır’ın Ardından”, Gösteri, S. 5 (Nisan 1981); Yaşar Nabi’ye Saygı, İst., 1982; C. Süreya, “Yaşar Nabi Nayır”, Şapkam Dolu Çiçekle, İst., 1985 (2. bas.), s. 139-144; Artan, 28.

 

 

Paylaş