HAYATI

26 Mayıs 1931’de İzmir’de dünyaya geldi. 11 Ağustos 2015’te İzmir’de hayatını kaybetti. Tam adı Tarık Dursun Kakınç’tır. T. Kakınç imzasını da kullandı. Neriman Ayşe Hanım ile Mehmet Halit Kakınç’ın oğludur. İlkokulu Ankara ve İzmir’de bitirdi; ortaokulu dışarıdan sınavlara girerek tamamladı. Bir süre gazete dağıtıcılığı, seyyar köftecilik, otobüs biletçiliği, muhasebe yardımcılığı, memurluk gibi işlerde çalıştı. İzmir Anadolu gazetesinde başladığı gazeteciliğini Ankara ve İstanbul’da sürdürdü. Ankara’da Son Havadis, Pazar Postası, Yenigün, Ulus; İstanbul’da Son Posta, Vatan, Milliyet, Dünya, Yeni Ortam gazetelerinde sekreter yardımcılığı, röportaj yazarlığı yaptı. Kitap tanıtma yazıları yazdı. 1962’de “Aramıza Kan Girdi” adlı polisiye filmiyle yönetmenliğe başladı. Daha sonra “Korkusuz Kabadayı” (1963), “Cehennem Arkadaşları” (1964),  “Kelebekler Çift Uçar” (1964) gibi filmleri yönetti. Senaryo yazarlığı (“Aşkın Dünü, Bugünü, Yarını”, 1966) ve reji asistanlığı yaptı. Cumhuriyet Ansiklopedisi’nde çalıştı. 1969’da Kurul Kitabevini açtı. 1973’te Milliyet Yayınlarını yönetti. Günümüzde Kitaplar isimli aylık bir dergi çıkardı. Koza Yayınları’nın kurucularından biri oldu ve yöneticiliğini üstlendi.

İlk şiiri 1949’da Kaynak’ta çıktı. Öykülerini 1951’de itibaren Yeditepe, Kaynak, Seçilmiş Hikayeler, Mavi, Yenilik, Dost, Yelken, Ataç, Yeni Ufuklar, Varlık, Türk Dili, Adam Öykü, Gösteri, Milliyet Sanat dergilerinde yayımlandı. Senaryo, kitap tanıtma yazıları, öykü, roman gibi farklı türlerdeki ürünleriyle 1950 kuşağının verimli ve hareketli kalemlerinden biri olarak görüldü. İlk yapıtlarında sanayileşmenin ivme kazandığı bir dönemde İzmir ve diğer Ege kent ve kasabalarının emekçi mahallelerinde yaşayan insanların gençlik serüvenlerini, cinsel dünyalarını, fabrika, inşaat ve deniz işçilerini, esnaf ve küçük memurların yaşamlarından kesitleri şiirsel bir dille ve yoğun bir duyarlılıkla işledi. Sinema dilinin özelliklerinden yararlanarak oluşturduğu yalın ve etkili anlatım, “özellikle çizim ve diyalog ustalığının yanı sıra anlatım-betimleme-ruhsal çözümleme koruyan öyküleriyle sevildi (Şükran Kurdakul).

Çoğu öykülerinde çocukluk ve gençlik anılarına ve gözlemlerine dayanarak hareketli yaşam kesitleri verdi. Özellikle halk öyküleri, polisiye romanlar ve sinemaya olan yakın ilgisi yazarın sürekli anlatım olanaklarını araştırmasına kaynaklık etti. Örneğin “Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep” adlı öykü kitabında halk öykülerinin dil, yapı ve anlatım özelliklerinden yararlanarak gerçeklerin ve simgelerin uyumlu bir kaynaşmasıyla köy ve kent yaşamını yansıttığı görüldü. Selim İleri’nin değerlendirmesine göre “gündelik dili başarıyla kullanan bir öykücü olarak (…) birbirinin devamı öyküler yazdı; çoğu romanında daha önce yazdığı öykülerden yola çıktığı görüldü.

Eserlerinden “İnsan Kurdu” öyküsü (“Kara Gün” adıyla, yönetmen: B. Olgaç, 1971) ve “Kurşun Ata Biner” ( yönetmen: Ü. Elçi, 1985) romanı sinemaya aktarıldı. “Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep” öyküsü (yönetmen: Y. Çakmaklı, 1979), “Denizin Kanı” (yönetmen: Y. Çakmaklı, 1980) ve “Alçaktan Uçan Güvercin” romanları televizyona uyarlandı ve dizi olarak gösterildi. “Molla Kendini Kolla” adlı oyunu 1969’da Ankara Çuvaldız Kabare Oyuncuları tarafından sahnelendi.

Tarık Dursun, “Haritada Beş Nokta” röportajıyla 1960 Gazetecilik Başarı Armağanı, “Güzel Avrat Otu” ile 1961 Türk Dil Kurumu Hikaye Ödülü, “Yabanın Adamları” ile 1967 Sait Faik Hikaye Armağanı, “Ona Sevdiğimi Söyle” ile 1985 Sait Faik Hikaye Armağanı, “Kurşun Ata Ata Biter” ile 1984 Orhan Kemal roman armağanı, “Ömrüm Ömrüm” ile 1987 Türkiye İş Bankası Büyük Edebiyat Ödülü, “Ağaçlar Gibi Ayakta” ile 1991 Yunus Nadi Yayınlanmış Roman Armağanı’nı almıştır.

Necati Güngör, Tarık Dursun hakkında: “Tarık Dursun K.’nın hikâye kişileri için şunları da söyleyebilirsiniz ikirciklenmeden: O insanlar ki yedikleri içtikleri sevgidir; yalnızca sevgi için yaşar ve sevgi için ölümü göze alırlar. İnsanlar arasındaki sevgi ilişkisi ya fondadır ya da ön planda. Ama her zaman vardır. Bu söylediğimiz, İmbatla Dol, Kalbim için olduğu kadar öteki hikâyeleri için de geçerlidir elbet. Doğrusu bu “sevgi” konusunu ve onun yarattığı insani sorunları bir değinme yazısının sınırları içinde ele alıp yorumlar getirmek hiç mümkün değildir. Bu başlı başına bir inceleme konusudur” değerlendirmesini yapmıştır.

ESERLERİ

ŞİİR: Devriâlem (Cengiz Tuncer ile, 1951).

HİKÂYE: Hasangiller (1955), Vezir Düşü (1957), Güzel Avrat Otu (1960), Sevmek Diye Bir Şey (1965), Aşkın Dünü Bugünü Yarını (1966), Yabanın Adamları (1967), 36 Kısım Tekmili Birden (1970), Bağrıyanık Ömer ile Güzel Zeynep (1972), Bahriyeli Çocuk (1976), İmbatla Dol Kalbim (1982), Ona Sevdiğimi Söyle (1984), Ömrüm Ömrüm (1987), Hikâyeler: Öyküler (seçmeler, 1992), Aşk Allahaısmarladık (1993), Dulevi (2003).

ROMAN: Rıza Bey Aile Evi (1957), İnsan Kurdu (1959), Sabah Olmasın (1967), Denizin Kanı (1968), Kopuk Takımı (1969), Gün Döndü (1974), Kayabaşı Uygarlığının Yükselişi ve Birdenbire Çöküşü (1980), Alçaktan Uçan Güvercin (1980), Kurşun Ata Ata Biter (1983), İyi Geceler Dünya (1986), Bağışla Onları (1989), Ağaçlar Gibi Ayakta (1990), Bizimkisi Zor Zenaat (1990), Yaz Öpüşleri (1996), Göl Hafif Çalkantılı Olacak (1997), Alo Harika Hanım Nasılsınız (1999).

ÇOCUK KİTABI: Ezop Masalları (1966), Deve Tellal Pire Berber İken (1970), Diğer: Taşbasması (halk öyküleri, 1972), Bir Küçücük Aslancık Varmış (masal, 3. bas. 1978), Hoşçakal Küçük (çocuk romanı, 1979), Anadolu Masalları: Gel Zaman, Git Zaman (1983), Otobüsüm Kalkıyor (1990), İyilikçi Tilki (2. bas. 1991), Kerem’i Kimse İstemiyor (1997), Kırmızı Kedi (11 dünya yazarından, 1998), Yaramaz Kuzu (5. bas. 1998), Her Gece Bir Masal-Güzel Uykular Alara (2002).

DENEME-ELEŞTİRİ: Ünlü Sinema Rejisörleri (T. Kakınç imzasıyla, 1963), Bir Damla Kan Bir Damla Petrol (Kurul, 1965), Edebiyat Üstüne Narin (1993), Ben Unutmadan (1994), Şu Acayip Dünya (1995), Geçti Akşam Suları (Ben Unutmadan-2, 1997).

ÇEVİRİ: Aşka Çağrı (Rabindranath Tagor’dan), Rasomon (Akutagaya’dan, 1966).

ANTOLOJİ (Ümit Yaşar Oğuzcan ile): Şiirimizde Aşk ve Kadın, Şiirimizde Ölüm, Şiirimizde İstanbul, Şiirimizde Ayrılık, Şiirimizde Taşlama (1962).

MEKTUP: Gönderdiğin Mektubu Aldım (sonradan eşi olacak Nermin Tok’la 1954 yılı yazışmaları, 1999).

ANI: Kokulu Kentler (kent anıları, 2001

Paylaş