HAYATI

Divan şairi. 1460’da Amasya’da dünyaya geldi. 1506’da Amasya’da yaşama veda etti. Belayi mahlası ile şiirler yazan bir kadının kızıdır. Gerek kaynaklarda verilen bilgilerden, gerekse şiirlerinden Mihri Hatun’un iyi bir öğrenim gördüğü, Arapça ve Farsça dillerini bildiği anlaşılıyor. Hiç evlenmeyen Mihri Hatun’un güzel bir kadın olduğu belirtilir. Yine şiirlerinden öğrenildiğine göre, hayatı hep Amasya’da geçmiş, kimi yakın kentleri görmüş ve yaylalara çıkmıştır. Şehzade Ahmet’in Amasya’daki valiliği sırasında onun çevresinde toplanan sanatçılar arasında Mihri Hatun da bulundu, meclislerine katıldı, dönemin şairleri ile dostluklar kurdu ve onlarla mektuplaştı. Bu şairler arasında özellikle Necati’ye pek çok şiirini gönderdi. Tezkirelerde önce Müeyyetzade’ye, sonra da Sinan Paşaoğlu İskender Çelebi’ye aşık olduğu ama bu aşkın duygusal sınırları aşmadığı belirtilir. Mezarı Amasya’da halveti şeyhi olan dedesi Pir İlyas Tekkesi avlusundadır.

Mihri Hatun’un şiirlerinde Necati etkisi görüldü ve ona pek çok nazire de yazdı. Mihri Hatun’un dönemin kadın şairleri arasında önemli bir yeri vardır. Divan şiirinin kurallarına ve mazmunlarına bağlı kaldığı yapıtlarında oldukça yalın bir dil kullanmış, aşk, ayrılık, vuslat gibi ortak temleri işlemiştir. Belli bir düzeyi aşmamış, özellikle Necati’nin gölgesinde kalmış, ama şiirlerine kadınlığını yansıtmayı başarabilmiştir. Oldukça cesur sayılabilecek bir biçimde duygularını içtenlikle dile getirmiş ve aşkını açıkça söylemiştir. Mihri Hatun’un önemi de buradan gelmektedir:

“Gerçi kim aşkın yolunda cürmü çoktur aşıktın

Ben seni sevmekte özge çok günahım gitme gel

Sofu katında hubları sevmek günah ise

Sen fariğ ol ko ben yanayım ol günah ile

Eksik komadın Mihri’ye cevri cefada

Bir yar-i vefadar bulayın mı ne dersin”

ESERLERİ

Divan’ında 460 beyitlik Tazarruname adlı bir mesnevisi olan Mihri Hatun’un bu yapıtı SSCB Bilim Akademisi Asya Halkları Enstitüsü’nce 1967’de bastırıldı. Divan’ının tam bir nüshası İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. II. Bayezid’e bir, şehzade Ahmet’e on bir kaside yazdı ve bunları “Divan”ına da aldı. “Divan”ında münacaat, naat, mev’ize, iki yüz elli gazel, sekiz murabba, müstezat, muhammes, yedi müfred vardır.

ESER ÖRNEKLERİ

Vaslını ikrar edüb saldı beni sevdalara

Döndü inkar eyledi bu dini yok ikrarsız

 

Hubların mihrine Mihri ölürüz terketmeziz

Kim ne der ise desün biz olmazız yarsız

***

Kaldıkça hamayil kolunu boynuna ağyar

Zülfün gibi ben gönlü perişanı unutma

 

Bir kerre kadem basmağa cana yüzüm üzre

Ahdetmiş idin gel beri peymanı unutma

***

Geh hecr-i yar u gah beni gamlar öldürür

Geh vasl-i dilber ile geçen demler öldürür.

KAYNAKÇA: Mihrî Hatun Divanı. Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri (nşr. Sabiha Gemici, doktora tezi, 1990), UÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; Sehî, Tezkire (Kut), bdülkadir Karahan / Mihri Hatun (İslâm Ansiklopedisi (c. 8, 1957), İhsan Işık / Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi (2001, 2004) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2006, gen. 2. bas. 2007) – Ünlü Edebiyatçılar (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 4, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013).

Paylaş