HAYATI

1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. 28 Haziran 1966 günü Ankara’da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Ayasofya Merkez Rüştiyesi ve Mercan İdadisi’nden sonra Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. İstanbul’da çeşitli liselerde öğretmenlik yaptı. 1913’te İstanbul’da Darülfünun Türk Edebiyatı Tarihi müderrisliğine, 1924’te Maarif Vekaleti Müsteşarlığı’na atandı. Ayrıca Sanayi-i Nefise Mektebi, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nden tarih hocalığı yaptı. Türkiyat Enstitüsü’nü kurdu. Türk Tarih Encümenliği Başkanlığına getirildi. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde medeniyet tarihi dersini verdi. 1929’da ordinaryüs profesör oldu. 1935 yılında Kars milletvekili seçildikten sonra da İstanbul Edebiyat ve Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya fakültelerinde ders vermeye devam etti. 1943 yılında emekliye ayrıldı. Politikaya atanarak Demokrat Parti’nin kurucuları arasında yer aldı. Demokrat Parti hükümetinin Dışişleri ve Devlet bakanlıkları görevlerinde bulundu. 1957 seçimlerinden sonra istifa ettiği Demokrat Parti’yi, 27 Mayıs’tan sonra Yeni Demokrat Parti adı ile kurulmasına izin verildiyse de, ilgi görmeyince parti amblemi olan kırat Adalet Partisi’ne devrederek politikadan çekildi.

Fecr-i Ati şairleri arasında yer alan Mehmet Fuat Köprülü, 1908’den itibaren Mehasin ve Servet-i Fünun, daha sonra Ziya Gökalp’in Yeni Mecmua’sında şiirler yayımlamışsa da asıl ününü Türkoloji araştırmaları ile kazanmıştır. 1924 yılında bu amaçla Türkiyat Enstitüsü’nü kurdu. Çıkardığı Milli Tetebbular Mecmuası, Türkiyat Mecmuası ile Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mecmuası ve Ülkü dergilerini yönetti. Ahmed Fakih, Şeyyad Hamza, Dehhani gibi daha önce hakkında bilgi sahibi olunmayan şair ve yazarları bilim ve edebiyat dünyasına tanıttı. Ziya Gökalp’in Türkçülük anlayışını benimseyerek araştırmalarında bu görüşü temel aldı. Alanında uzman sayılarak Türkiye ve yurt dışında birçok bilimsel kuruluş üyeleri arasında bulundu ve kuruluşların toplantılarına katıldı. Edebiyat Tarihi alanında uluslararası bir üne sahip olan Mehmet Fuat Köprülü’nün pek çok eseri bulunmaktadır.

Birinci Meşrutiyet’in ilanından sonraki günlerde Ziya Gökalp’in Türk ulusçuluğunun felsefi temellerini belirleyici nitelikteki çalışmalarına koşut olarak Türk edebiyatının bilimsel temeller içinde inceleyen Mehmet Fuat Köprülü, Türkiye’de modern anlamda Türk edebiyat tarihi anlayışını başlatan kişi olarak kabul edilmektedir. 1910’dan sonra Türk edebiyat tarihi üzerindeki çalışmaların hızlandıran Mehmet Fuat Köprülü, yüzyıllar öncesinden başlayarak Türk edebiyatını bütünüyle bilimsel esaslar çevresinde ele alıp incelemiştir. Onun, özellikle Fransız edebiyat tarihi araştırmacısı G. Lanson’un görüşlerinden esinlenerek kaleme aldığı “Türk Edebiyat Tarihinde Usul” adlı makalesi, Türkiye’de modern edebiyat tarihçiliğinin temellerini atan ilk önemli çalışma olarak kabul edilmiştir.

Edebiyat tarihçiliğinde ayrı olarak, modern tarihçiliğin, vakanüvis tarihçiliğinden farklı olarak yalnızca olayları aktarmaktan ibaret olmadığını, olayların gerisindeki siyasal, toplumsal ve ekonomik sebepleri de göz önünde bulundurmak gerektiği anlayışı yine onunla başlamıştır. Her edebi kişiliğin, içinde doğup büyüdüğü çevre koşulları da göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği anlayışıyla Türk edebiyatını Anadolu sınırları dışına çıkaran edebiyat tarihçisi yine Mehmet Fuat Köprülü’dür.

Mehmet Fuat Köprülü, çok genç yaşta Batı bilim dünyasında adını duyuran Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı yapıtında, Yesevi tarikatını kurucusu, Ahmet Yesevi ile Anadolu topraklarında yaşayan Yunus Emre’yi en eski tarihi kaynakların ışını altında ve bu iki mutasavvıf şairi rivayete dayalı kimliklerinden kurtararak tarihi bir zemine oturtmuştur. Türk Edebiyat Tarihi’nde, İslam öncesinden başlayarak 14. Yüzyıla kadar olan Türk edebiyatı örneklerini ve edebi kişiliklerini bilimsel bir göz ile incelemiştir.

Köprülü’nün Türk edebiyatı tarihi yanında Türk uygarlığı, hukuk ve kültür tarihi, edebi eleştiri, dil, Türk sanatı ve müziği konularındaki incelemeleri yerli ve yabancı bilim insanlarının başvurdukları belli başlı kaynaklar arasında yer almaktadır.

Prof. Dr. Şerif Aktaş, Mehmet Fuat Köprülü hakkında: “Edebiyat tarihini kendine has metotlarla ele alıp inceleyen Köprülü, sanatçı ve toplum arasındaki ilişkileri başarılı bir şekilde ortaya koyar. Bu sahada inceleme ve tenkitlerde bulunurken aynı zamanda iyi bir edebiyat tarihçisi ve iyi bir tenkitçinin vasıflarını bizzat kendisi ortaya koyar. Tarih sahasındaki çalışmalarında takip ettiği ilmî metotlarla ve bu tür eserlerde mutlaka gerekli olan hadiselere objektif bakış tarzıyla, ciddiyeti ve titizliğiyle, güçlü sentez kabiliyetiyle, içteki ve dıştaki hadiselere getirdiği yorumlarla ekol oluşturmuş bir bilim adamıdır” değerlendirmesini yapmıştır.

ESERLERİ

Kıraat-ı Edebiyye (1904), Hayat-ı Fikriyye (1909), Malumat-ı Edebiyye (Şahabettin Süleyman ile, 1915), Yeni Osmanlı Tarihi Edebiyatı (Ş. Süleyman ile, 1916), Turan’ın Kitabı (1916-17), Türk Dilinin Sarf ve Nahvi (1917), Mektep Şiirleri (3 cilt, 1918), Tevfik Fikret ve Ahlâkı (1918), Nasrettin Hoca (50 manzum hikâye, 1918), Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (1919), Türk Edebiyatı Tarihi I (1920), Millî Tarih (1921), Türkiye Tarihi I (1923), Külliyat-ı Fuzuli (1924), Türk Tarîh-i Dînîsi (1925), Azeri Edebiyatına Ait İlk Tetkikler (1926), Millî Edebiyat Cereyanının İlk Mübeşşirleri ve Divan-ı Türkî-i Basit (1928), Onyedinci Asır Saz Şairlerinden Cevheri (1929), XIX. Asır Saz Şairlerinden Erzurumlu Emrah (1929), XVI. Asır Sonuna Kadar Türk Saz Şâirleri (1930), Kayıkçı Kul Mustafa ve Genç Osman Hikâyesi (1930), Türk Tarihinin Ana Hatları (1931), Divan Edebiyatı Antolojisi (1932-34), Anadolu’da Türk Dili ve Edebiyatının Tekâmülüne Bir Bakış (1934), Eski Şairlerimiz-Divan Edebiyatı Antolojisi (1932-34), Fuzuli (1934), Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar (1934), Türk Halk Edebiyatı Ansiklopedisi 1 (1935), Les Origines de L’Empire Ottoman (Paris, 1935), Yıldırım Beyazıt’ın Esareti ve İntiharı Hakkında (1937), Orta Zaman Türk Hukuki Müesseseleri (1937-38), Vakıf Müessesesi ve Vakıf Vesikalarının Tarihî Ehemmiyeti (1938), Türk Şairleri, İndeksler ve Sözlükler (1939), Âşık Dertli (1940), Âşık Ömer (1940), Karacaoğlan (1940), İslâm Medeniyeti Tarihi (Barthold’dan, çeviri, 1940), Altınordu’ya Ait Yeni Araştırmalar (1941), Ortazaman Türk-İslâm Feodalizmi (1941), Ali Şir Nevâî (1941), Yeni Farisî’de Türk Unsurları (1942), XIII. Asırda Maraga Rasathanesi Hakkında Bazı Notlar (1942), Uran Kabilesi (1943), Osmanlı İmparatorluğu Etnik Menşei, Meseleleri (1943), Kayı Kabilesi Hakkında Yeni Notlar (1944), Osmanlı Devletinin Kuruluşu (1959), Türk Saz Şairleri Antolojisi (5 cilt: İlk dört cilt 1940, son 1 cilt 1962-64), Demokrasi Yolunda (1964), Edebiyat Araştırmaları (1966), Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine Tesiri (2002).

Paylaş