HAYATI

Divan şairi. İstanbul’da dünyaya geldiği bilinen Haşmet’in doğum tarihi hakkında herhangi bir bilgi yok. 1768’de Rodos’ta vefat etmiş ve burada toprağa verilmiştir. Asıl adı Mehmet. Kazasker Abbas Efendi’nin oğludur. Medrese öğrenimi gördü ve müderrislikte Sahn-ı seman’a kadar yükseldi. Dönemin ünlü şairlerinden Koca Ragıp Paşa’ya yakın olduğu bilinen Haşmet, 1761’de hicivleri yüzünden Bursa’ya sürüldü, oradan da Rodos’a gönderildi.

Adı Ragıp Paşa ve Fıtnat Hanım ile edebiyat tarihine geçen Haşmet’in derbeder yaradılışta olduğu, gerek ondan söz eden tezkirecilerin sözlerinden gerekse şiirlerinden anlaşılmaktadır. Kasidelerinin ve gazellerinin pek çoğu dönemin tanınmış şairlerine naziredir. Çoğu kez açık saçıklığa varan hicivleriyle ün yaptı. Bir gazelindeki şu masumca beyit bile bu tür şiirlerin nelere varabileceğini gösterir:

Devşür Boğaziçinde o şuhun yakasını

Mey nuş olunca gerdenin sür sefasını

Bir hicviyesinden:

Arif çekmez tavrını nevreste kibarın

İlla ki sadrına geçmiş çuhadarın

ESERLERİ
  • Divan
  • İntisabü’l-Mülük
  • Surname
  • Viladetname
  • Şahadetname
ESER ÖRNEKLERİ
DİVAN’DAN

GAZELLER

GAZEL I

Ne dem tirin eşi’a halesin zih-gir eder mehtab
Sevad-ı şamı hep der-kabza-i teshir eder mehtab

Mey-aşamane cam-ı işreti göstermeye şebde
Felekde sai’d sim-i ferin teşmir eder mehtab

Miyan-ı çarha hurşidi edince paleheng-asa
Semada Mevlevi devranını tanzir eder mehtab

Çeker ayat-ı envarı beyaza levh-i nilide
Şu’a’nın hame-i zerrin edip tahrir eder mehtab

Safa-yı bezm-i leyli gösterip erbab-ı sevdaya
Gece Mecnun gibi uşşakı sahra-gir eder mehtab

Izar-ı nev-tıraş eyler dili sevda-yı hatdan dur
Siyeh-kari-i düzd-i şeb-revi teşhir eder mehtab

Yed-i beyza-yı şöhretdir felekde Haşmeta çarha
Ne dem ser-pençe-i envarını tenvir eder mehtab

GAZEL II

Verince la’l-ı leb-i yâre ab u tab şarab
Bu hanuman-ı dili eyledi harab şarab

Çerağ-ı aha ne hacet göründü subh-ı visal
Edince ruhları hem-reng-i afitab şarab

Suda’-ı renc-i humar-ı firakı def’ etdim
Öpünce la’lini dedim zihi şarab şarab

Fürug-ı ateş-i terdür zemin-i alem-i ab
Bu ab u tabı anunçun bulur kebab şarab

Nümayişinde tefavüt zuhür eder Haşmet
Ne vech perde-i rengin eder nikab şarab

KAYNAKÇA: Arslan, Mehmet ve İ. Hakkı Aksoyak (hzl.) (1994). Haşmet Külliyatı. Sivas. 219

 

Paylaş