HAYATI

Deneme Yazarı. 7 Mayıs 1944 günü Ankara’da dünyaya geldi. 4 Temmuz 2010 günü İstanbul’da yaşama veda etti. Tam adı Suat Füsun Akatlı’dır. Bazı yapıtlarını Suat Selçuk ve Suat Altıok (Metin Altıok ile evli kaldığı sürece) imzalarıyla kaleme aldı. Gazeteci Bihin Anter Hanım ile memur Nihat Selçuk Akatlı’nın kızı, Zeynep Altıok Akatlı’nın annesidir. 1848-1921 yılları arasında yaşamış gazeteci ve şair Kemalpaşazade Lastik Seyit Bey’in torunu, çevirmen Güzin Dino‘nun kuzeni, felsefe profesörü Hilmi Ziya Ülken’in ise kardeşinin torunudur.

Füsun Akatlı, eski eşi Metin Altıok ve kızı Zeynep Altıok Akatlı ile birlikte.

1962 yılında Ankara Kız Lisesi’ni bitirdi. Ardından başladığı Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nden 1966’da mezun oldu. Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde yüksek lisans, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari İlimler Akademisi’nde doktora eğitimini tamamladı. Bir süre Hacettepe Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı. Üniversiteden ayrıldıktan sonra bir reklam şirketinde metin yazarlığı yaptı. 1991’de girdiği İstanbul Şehir Tiyatroları’nda uzun yıllar dramaturg olarak çalıştı. 1998’den sonra Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nün bölüm başkanlığı görevini üstlendi.

Füsun Akatlı’nın ilk denemesi 1968 yılında Dost dergisinde yayımlandı. Daha sonra eleştiri, inceleme, deneme ve kitap tanıtım yazıları Forum, Türk Dili, Yeni A, Oluşum, Soyut, Militan, Birikim, Türkiye Yazıları, Varlık, Milliyet Sanat, Gergedan, Argos ve Gösteri dergileri ile Politika gazetesinde yer aldı.

Akatlı, özellikle 1960 yılı sonrasının önde gelen öykü ve roman yazarları hakkında kaleme aldığı yenilikçi, çözümleyici eleştiri yazılarının yanı sıra kültür, dil ve edebiyat sorunları ile ilgili yazdığı denemeleriyle de adından söz ettirdi. Füsun Akatlı, aynı zamanda Bilge Karasu‘nun 1991’de Metis Yayınları’ndan çıkan “Lağımlaranası ya da Beyoğlu Üzerine Metinler” ile yine Karasu‘nun Metis Yayınları tarafından yayımlanan “Öteki Metinler” kitaplarını yayına hazırlayan isim oldu.

Yazar, Simavi Edebiyat Ödülü, Sait Faik Hikaye Armağanı, Behçet Necatigil Şiir Ödülü ve Afife Jale Ödülü seçici kurul üyesiydi. PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Felsefe Kurumu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyesi ve Kadın Eserleri Kütüphanesi, Bilgi Merkezi Vakfı yönetim kurulu başkanıydı.

Füsun Akatlı ve Tomris Uyar… Türk edebiyatının iki zarif hanımefendisi.

“Füsun Akatlı bana göre başlı başına bir eserdir. Onu yetiştirenlerin izinde kendi mayasını ince ince işlemiş, onurlu bir ömrü giyinmiş, içi sırça kırılganlığında bir demir leblebi. Böyle demem yanıltmasın sizi. O duruşuyla, ahlakı ile, doğru bildiğinden ödün vermezliği ile, birikimi ile demir leblebidir ama içindeki çocukla yaşar. Hayatı mizahın gücü ile süsler. Sıcaktır, sevecendir, en önemlisi komiktir. İnsanlara dinginliği ve sakinliği ile güven verirken, keskin zekası ve zihin atlamaları ile eğlendirmeyi de bilir. Dinleyen, dinleten, ışıyandır. Felsefenin sıkıcı değil eğlenceli olabileceğini göstermek ister. Bu yüzdendir ki, “felsefe gözlüğüyle edebiyat”ın peşinden gider. Zamanı yaşatmak ve zamana direnmek için yazar. Bozulana, kirlenene karşı direnen, dili, yazıyı içselleştirmiş, yeni nesiller yetiştirmek için tüm birikimini öğrencilerinin eğitimine yatırmış bir akademisyendir. Karanlıklardan aydınlıklara çıkmak için kendi gibi mütevazı bir “sis lambası” diyebiliriz ona. Asla gösterişli değil ama alabildiğine parlak ve sıcak”. (Zeynep Altıok Akatlı)

“Felsefeyle, eleştiri, düşünce ile yaratıcılık arasında gidip gelen, bir yandan öznelliğe ve zekaya, öte yandan belli bir kültür ve dünya görüşüne dayanan deneyimleriyle ilginç bir yazar”. (Nedim Gürsel, Birikim Dergisi, sayı: 37, 1978).

“Füsun Akatlı felsefecidir. ‘Felsefeci’ nitelemesi ise -hele bizim şu ülkemizde- ‘daha ileri niteleme’ gerektiren bir sıfat: kapısında ‘Felsefe’ tabelası asılı bir üniversite bölümünde ‘akademik kariyer’ katedip, adının önüne koyabileceği majiskülminiskül harer biriktirmekten öte bir şey, düşündüğüm: Bir şeyler yaparken, ‘İyi de, ben şimdi ne yapıyorum?’ sorusunu sürekli olarak sormak ve bulacağı yanıtları yaptıklarına katmak, gibi bir şey  temelde, kendi sınırlarını yoklamak, kurcalamak, giderek, belirlemek… Bu bakımdan, ‘Peki, roman ile öykü arasındaki sınır nedir?’ diye soran bir edebiyatçı da; ‘Ya, komodin ile şifonyer arasındaki sınır nedir?’ diye soran bir marangoz da -türetilmiş anlamda da olsa- ‘felsefe’ yapmaktadırlar.” (Oruç Aruoba)

ESERLERİ

DENEME-ELEŞTİRİ ve İNCELEME:

  •  Niçin Diyalektik (1977)
  • Yaz Başına Neler Gelir (1980)
  • Bir Pencereden (1982)
  • Zamansız Yazılar (1984)
  • Edebiyat Defteri (1987)
  • Felsefenin Kıyılarında (1989)
  • Pusulamız Felsefe (1995)
  • Tenha Yolun Ortasında (1995)
  • Zamanı Yaşatan Roman Zamana Direnen Şiir (1998)
  • Öykülerde Dünyalar (1998)
  • Öykülerde Dünyalar (1998)
  • Acıyla Sevgiyle Kahramanca (1999)
  • Düşünce Ufkunda Pupayelken / Edebiyat Üzerine Denemeler / Denemeler Üzerine Yazılar (1999)
  • Sis Lâmbası (Niçin DiyalektikFelsefe Kıyılarında, Tenha Yolun Ortasında ve Pusulamız Felsefe adlı kitaplarındaki yazılarından bir derleme ile onlara eklenen yeni denemeleri, 2000)
  • Ruhi Su (2002)
  • Felsefe Gözlüğüyle Edebiyat (2003)
  • Kültürsüzlüğümüzün Kışı (2003)

DERLEME:

  • Sosyolojik Çözümlemenin Tarihi (hazırlayanlardan biri olarak, 1990)
  • Bilge Karasu Aramızda (Müge Gürsoy Sökmen’le birlikte, 1997)
  • Lağımlararası ya da Beyoğlu (Bilge Karasu’dan, yayıma haz., 1999)
  • Çağdaş Türk Yazını / Yazın Öğretimi İçin Temel Bir Kaynak (Ayşegül Yüksel)
  • Selahattin Dilidüzgün, Semih Gümüş, Yıldız Ecevit, Zehra İpşiroğlu ile, 2001)
  • Söz Uçar Yazı Kalır 2 / Yüzyılın Son Tanıkları (yazar olarak, 2002).

KAYNAKÇA: İhsan Işık / Yazarlar Sözlüğü (1990, 1998), Behçet Necatigil / Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü (18. bas. 1999), Şükran Kurdakul / Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (gen. 6. bas. 1999), TBE Ansiklopedisi (2001)

Paylaş