HAYATI

XIII. ve XIV. yüzyıl şairlerinden. Aşık Paşa’nın oğlu olduğu bilinen Elvan Çelebi hakkında, Amasya’da yaşadığı ve o yörede kendi adı ile anılan bir köyde türbesi olduğu biliniyor. Zamanında tanınmış ve halktan büyük saygı görmüş bir din adamı olduğu hakkında yazılanlardan anlaşılmaktadır.

Kimi kaynaklarda Gülşen-i Raz’ı çeviren Şeyh Elvan-ı Şirazi ile karıştırılan Elvan Çelebi, babası Aşık Paşa gibi dinsel ve öğretici şiirler yazmıştır. Ama çağında şairliği ile ünlemediği, mutasavvıf olarak anıldığı anlaşılmaktadır. Tasavvuf ile ilgili kaleme aldığı yapıtları olduğu söylense de bu eserler henüz bulunamamıştır. Elvan Çelebi’nin oldukça yalın bir dil ile yazdığı şiirlerine ise mecmualarda rastlanır.

ESERLERİ

Menakıb ül-Kudsiyye fi Menasıb il-Unsiyye: 1358’de yazılmıştır. Türkçe mesnevi tarzında kaleme alınan eser içinde kaside ve gazel türlerinden nazım parçalar da sıkıştırılmıştır. Eserin asıl önemi ise Baba İlyas ayaklanması ile ilgili olmasıdır. Bazı yaprakları kopuk olan bu yapıt, aslında Dede Garkın ve müridleri hakkında yazılmış bir menakıb-namedir.

Elvan Çelebi’ni, kitap halinde olan eserinin dışında şiirleri de bulunmaktadır. Şairin bu şiirlerine dönemin mecmualarında rastlanır. Şakaaik’ta şairin bir divan sahibi olduğu da belirtilse de, bu divan şimdiye kadar ele geçmemiştir.

ESER ÖRNEKLERİ

GAZEL

Bu cümle nesneye akşdur bahane

Bahane aşk u hem aşkdur bahane

*

Bu aşk içinde birdür cam u saki

Bu aşk içinde birdür dam u dane

*

Bu aşkdur kaail-i lafz-ı Ene’l Hakk

Bu aşkdur kaail-i Mansuryane

*

Bu aşkdur kaşif-i esrarı gönlün

Bu aşkdan açılur mani bu cana

*

Bu aşk ayinleri bu aşk içinde

Görinür zat-ı maşukane ayane

*

Bu aşkdur ol ezel gencin kılan faş

Bu aşk oldı nişan ol bi-nişane

*

Nice kılsun bu bir söz aşkı malum

Ki şerhi sığmadı bin dasitane

*

Hele Elvan feda kıl din ü fidini

Bu aşk içinde kalma hanumane

*

Gönülden ferd ü candan müfred olgıl

Yakine kalma dolanma gümane

*

Dilersen kim sana senden tecelli

Zuhura gele kala cavidane

*

Bu aşkın bin sıfatından birisi

Beyana gelmedi sığmaz lisane

KAYNAKÇA: Hatiboğlu, Letâifnâme, Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 3326, vr. 123a. Muhyiddin Çelebi, Hızırnâme, İÜ Ktp., TY, nr. 9495, vr. 27a, Elvan Çelebi, Menâkıbü’l-kudsiyye fî menâsıbi’l-ünsiyye (nşr. İsmail E. Erünsal – A. Yaşar Ocak), İstanbul 1984.

 

Paylaş