HAYATI

Tarihçi ve şair. 1810’da İstanbul’da dünyaya geldi. 1880’de Medine’de yaşama veda etti. Başlalalıktan emekli Tayyar Efendi’nin oğlu olduğu için Tayyarzade adı ile de anılır. 1824’te Enderun’a alındı, ancak 1833’te babasının vefat etmesi üzerine ailesinin geçimini sağlamak için Enderun’dan ayrılmak zorunda kaldı. Dar-ı Şura-yı Askeri mukayyidliği, divan katipliği, 1845’te Adana, 1847’de de Halet mal memurluğu, 1848’de İstanbul ordusu muhasebeciliği, Rumeli ordusu müsteşarlığı, mutasarrıflık yaptı. 1876’daki son görev ise Medine’de Harem-i Şerif-i Nebevi müdürlüğüydü.

Mevlevi olan Ata Bey’in divan geleneğine bağlı olan şiirleri, İbnülemin’e göre “mevzun sözlerden ibarettir”. Ata Bey’in asıl önemi ise Cevdet Paşa’nın teşviki ile kaleme aldığını söylediği tarihinden gelir.

ESERLERİ
  • Tarih-i Ata: Saray geleneklerini, Enderun’dan yetişen devlet adamlarının yaşam öykülerini, padişahlara yine Enderun’da yetişenlerin şiirlerini kapsar. Eser, 1874’te beş cilt olarak basılmıştır.
  • Divan, Felekü’l-Meani fi Medihü’l-Sultani: Sultan Abdülaziz’i öven kasidesi. 1862’de basıldı.
  • Tayyarzade Mecmuası: Biyografiler ve Osmanlı tarihinden bir parça.
  • Tuhfetü’l-Fârisîn fî Ahvâli Huyûli’l-Mücâhidîn
  • Gülşen-i Her Hısâl ve Ravza-i Durûb-ı Emsâl
ESER ÖRNEKLERİ

DİVAN’DAN

GAZEL

Yâ Rab hevâ-yı nefse dili eyleme esîr
Bu zenb-i ma’siyet ile etme yerim sa‘îr

Mağlûbdur cünûd-ı ma’âsîye hısn-ı dil
İmdâd eyle cünd-i celîlinle bir nasîr

Dergâh-ı izzetinden edersen meded bana
Dünyâ vü âhiretde olur meskenim serîr

Sensin eden sa’âdet inâyetle magfiret
Mahv-ı me’âsim eyleyen ey Hazret-i Setîr

Mev’ûd iken gürûh-ı güneh-kâra rahmetin
Lâ-büd benim de cürmüm olur magfiret-pezîr

Der-kâr iken şefâ’at-ı hayru’l-beşer bize
Dîdem atâ-yı lutfun ederse nola münîr

Eyle İlâhî lutfuna lâyık Nezîh’imi
İkbâl ü yümn ile ola millet içinde pîr

Sensin mu’izz ü mu’tî vü mün’im ki lutfunun
Mümkin midir edâsı ola şükrünün yesîr

Âlemde olmadım hasenât ile behre-ver
Senden temennî eylerim ol bana dest-gîr

Kâdirsin afv u magfirete cümle kulların
Dâr-ı bekâda eyle Atâ’yı behişt-mesîr

TARİH-İ ATA’DAN

Mu’ayede-i Humayun Teşrifatı

Taht-ı hümayun etrafının tehyi’esini babu’s-sa’ade ağası hazine-i hümayun kathudasından bi’l-istifsar has odabaşı vasaletiyle silahdar ağaya ve müşarun ileyh dahi zat-ı hazret-i padişahiye arz ederek zat-ı hazret-i padişahiye arz ederek zat-ı hazret-i padişahiye arz ederek zat-ı hazret-i padişahi taht-ı hümayunu teşrif buyurdukları esnada nakibü’l-eşraf efendi müvacehe-i hümayuna vürud ile ref’-i eydi ve du’a vü arz-ı ta’zim ü temenna ile avdet ettiği halde Enderun çavuşları “aleyke avnu’llah” du’asını alkış makaamında savt-ı bülend ile yad ederler ve bu anda mihter-hane çalmağa başlamasıyla hazret-i şahane ku’ud buyurur. Taht-ı hümayunun sağ canibinin biraz arka tarafına doğru daru’s-sa’ade ağası ve sol canibinde silah-dar ağa durup, bendeganın takbil edecekleri puşidenin bir guşesini silah-dar ağa tutar.

KAYNAKÇA: Arslan, Mehmet (hzl.) (2010). Tayyâr-zâde Atâ, Osmanlı Saray Tarihi – Târîh-i Enderun. 5 Cilt. İstanbul. Kitabevi Yay, Babinger, Franz (2000). Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri. çev. Coşkun Üçok. Ankara: KB Yay, Bursalı Mehmed Tahir (1342). Osmanlı Müellifleri. C. 3. İstanbul.

Paylaş