HAYATI

On beşinci yüzyıl şairlerinden. Yaşamı üzerine bir bilgi yok. Elimizdeki Halilname adlı yapıtından öğrenildiğine göre şair Ahmedi’nin çağdaşıdır. Yapıtını 1415’te Çelebi Sultan Mehmet döneminde kaleme aldı ve ve dönemin vezirlerinden olan Beyazıt Paşa tarafından korundu.

ESERLERİ
  • Halilname: Konusunu İbrahim Peygamber’in yaşamından olan bir mesnevidir.
ESER ÖRNEKLERİ
HALİLNAME

Dokuz ay geçdi Hacer’den bir oğlan

İrişdi aleme bir mah-ı taban

*

Seha bağında bir serv-i saadet

Bitüp gösterdi alemde siyadet

*

Halilullah işitdi kıldı şadi

Didi İsmail olsun anun adı

*

Anı çün gördi Sara artdı kini

Kin eyledi katı naks itdi dini

*

Yüridi Hacer’i döğmeğe vardı

Ne döğmek öldürüp söğmeğe vardı

*

Götürüp oğlanını kaçdı Hacer

Bir iki dere depe geçdi Hacer

*

Kaçardı tiz tiz yayak yürürdi

Eteklerin ardınca sürürdi

*

Kim izin kum üzere bilmeyenlere

Sürüp ardından anı bulmayalar

*

Budur adet ol ilde ol zamanda

Arab avretleri bu resme anda

*

Getürüp ana öykünüp yürürler

Eteklerin uzun idüp sürürler

*

Durup Sara Halilullah’a geldi

Şikayet gösteriüp çok zari kıldı

*

Didi avratı oğlanıyla

Koma karşuma gider canıiyle

*

Ya beni atama gönder gideyim

Döyemezem bu işe ben nideyim

*

Halilullah ol işe tana kaldı

Uyumadı o gice tana kaldı

*

Sabahın Cebraşl indi didi şah

Selam ider sana ol kaadir Allah

*

Buyurdı Sara’nın sözini tutgıl

Ne dirse Hacer’ün hakkında itgil

*

Biz ol oğlan zayi kılmazuz bil

Hele bir ol ne dirse sen anı kıl

*

Ol oğlandan gelür dine celalet

Ol oğlandan kopar şah-ı risalet

*

Ol oğlan nesliçün oldı bu eflak

Anunçün oldı ab u ateş ü hak

*

Biz oğlanı zayi kıla sanma

Ne yire dirse ilet hiç utanma

*

Okıdı sarayına didi Sara

Eyit ne idelüm oğlana yara

*

Eyitdi tiz tut anasıyla anı

İlet bir yire kim nam u nişanı

*

Belürmesün ol anda kalsun ölsün

Su olmasun anda gayet ısı olsun

*

Halilullah ol işe razı oldı

Varup ol Hacer’i dağlarda buldı

*

Revan bir deveye bindürdu anı

Göründi gözine biyr yol nişanı

KAYNAKÇA: Gültaş, Ayhan (1996). Halilnâme. Ankara: T.C. Kültür Bakanlığı Yay., s. 254-255.

Paylaş